Film izleyerek ve kitap okuyarak geçti :)
Tekrar izlediğim filmler
Bu filmi tekrar izlemek çok keyifliydi. Epeydir tekrar izleyeceğim diyordum ama fırsat olmuyordu bir türlü. Tyler Durden gibi bir anti-kahraman daha yoktur sanırım. Daha önce de yazmıştım onun monoloğunu filmdeki, tekrar yazmıyorum o nedenle. İzlemeyen olduğunu sanmıyorum ama eğer varsa tavsiye ederim mutlaka izlesin. İzleyenler de tekrar izlesin ;) Matrix'ten çok daha felsefi düşünceler barındırdığına inanıyorum bu filmin, sırf ismi nedeniyle hak ettiği ilgiyi göremedi. Brad Pitt ve Edward Norton çok iyi bir ikili oldular.
Modacı kızımız vali hanımın oğluyla evlenmeye karar veriyor. Yalnız küçük bir sorunu var, zaten evli :) Eski kocasıyla da daha küçücük bir çocukken evlenmeye karar veriyolar, o da boşanmayı istemiyor falan filan. Bana ilginç gelen büyük şehirden Alabama'ya dönüşü yani güneye. Sanki Amerikayı çok bilirmiş, daha önce gitmiş gibi güney, güneyli gibi kavramlara aşinayım :) Çok fazla Hollywood filmi izlemekten hep. Amerika gerçeğini bir de Michael Moore'un gözünden "Sicko" belgesel filminde göreceğiz ;)
Sırf müzikleri için bile izlenebilecek bir film, ki bana göre güzel de ;) Renee Zellweger harikaydı. Tabii bunda rol arkadaşları Hugh Grant ve Colin Firth 'in de payları büyük. Filmde Bridget'e güldüğümüzde bir anlamda kendi şaşkınlıklarımıza, yap(a)madıklarımıza ya da yaptıklarımıza gülüyoruz :) En büyük özelliğiyse dili :D Doğru lafı doğru zamanda sokabilmek gibi süper bir yeteneği var :)) Şöyle bir gerçekte var ki, filmdeki gibi iki erkek neden öyle bir kadının peşinden bu kadar koşsun :P Aşkın gözü kördür, bir körde bana lazım, hehe :))
İlk defa izlediğim filmler
Steve Martin'in çok satan romanından uyarlanmış bir filmmiş. Film hadi izlenebilir de roman nasıl çok satmış anlayamadım ben. Filmde Mirabelle kızımız melekler şehrinde lüks bir mağazanın eldiven reyonunda görevli. Günlerden bir gün yaşlı, boşanmış ve zengin Steve amca gelip çıkma teklif ediyor. Tek istediği genç ve güzel kızla gönül eğlendirmek. Bir de Jeremy var ki evlere şenlik bir tip ama kızımızı gerçekten seviyor. Neyse, çok güzel bir film olduğu söylenemez ama izlenmeyecek kadar kötü bir filmde değil Shopgirl, izlersiniz ;)
Günlükten hemen sonra serinin bu 2nci filmini izledim. Arka arkaya çok iyi geldiler, neşe kaynağı oldular. Size de tavsiye ederim :) "Kill Bill" serisini de arka arkaya tekrar izlemek istiyorum, bakalım. Bridget tam sevdiği adama kavuştu derken kıskançlık krizleri nedeniyle kaybediyordu. Tayland'taki hapishane macerası da güzeldi :) Ama bir 3ncü film çekilmediği iyi olmuş, bence tadında bırakmışlar. Üçüncü filmde Hugh Grant- Colin Firth çekişmesi kabak tadı verebilirdi.
Üç kıtada birbirleriyle alakasız görünen farklı insanların ve olayların birbirine nasıl da etki ettiğini gösteren mutlaka izlemeniz gereken bir film. İzlerken aklıma "The Butterfly Effect" filmi geldi. O filmi bir kez daha izlemek lazım ;) Fas'ta turistik gezideki bir çiftin başına gelen bir olayın sonrasında bu olayın Faslı bir ailenin, bu çiftin çocuklarıyla bakıcılarının ve japonya'daki sağır dilsiz bir kızla babasının yaşantısına olan etkisi. Kültürel farklılıklar, yanlış anlaşılmalar, iletişimsizlik...
hafta sonu
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)

6 yorum:
hocam sinema salonuna cevirmissin evi :D
@isimsiz
hoca camide :P
yok ya o kadar diil... hepsini arka arkaya izlemedim, arada kitap okudum, çıktım dolaştım, arkadaşla görüştüm vs.
Önümüzdeki hafta sonunda da şiir kitabı okuyabilirsin :)
@bildirki
okurum tabii ki :))
Hakikaten Ümit yaaa... Bu ne, nasıl yetiştin bu tempoya?
Tamam, sen de benim gibi uykuyu sevmezsin de; e bu kadar şeyi bir arada yapabilmek ayrı bir kabiliyet yani.
Ama çok güzel seçimler yapmışsın. Yine de havalar daha güzel giderken keşke kendini eve kapamasaydın bu kadar.
@jasy
havalar iyi ama benim havam pek iyi değilmiş demek ki :)
güzel oldu güzel. aynı şeyi kitap okuyarak yapmayı istiyorum bir hafta sonu da.
Yorum Gönder