Günlüğüm - Anasayfa RSS ile kolayca takip edin ;) Aklınıza gelen neyse benimle paylaşın :)
Günlüğüm - Anasayfa
Türk Blog Yazarları

Orhan Güvenen & Nano Teknoloji

Dün Web Seminerleri'ndeydim, Cuma akşamı ise TSEV'in düzenlediği bir seminerde. Biraz geç olacak ama yazmazsam da olmayacak.

Büyük bir hevesle gittiğim söylenemezdi itiraf etmek gerekirse. Seminerin konusu "İstatistik, Ölçme Teknikleri, Bilgi Sistemleri ve Karar Sistemleri Etkileşimi" olarak görünüyordu. Ve o kadar da ilgimi çeken bir konu olacağını düşünmüyordum. TSEV'e gidip etraftaki takım elbiseli, gayet resmi topluluğu görünce bir sürü formülün konuşulacağı bir seminer olacağını düşünmüştüm. Saat 18:00 olup, Prof.Dr.Orhan Güvenen konuşmaya başladıktan sonra bu fikrim tamamen değişti. Kendisini bu seminer vasıtasıyla tanıdığım ve dinlediğim için kendimi şanslı sayıyorum. Gazetelerde, televizyonlarda ismini duymuşumdur, köşe yazılarında ismini okumuşumdur belki çeşitli şekillerde ama konuşmasını dinlemeden ne denli değerli bir insan olduğunu anlayamazdım sanırım.

18:00-20:00 arası olan semineri boyunca tarih, siyaset, dünyadaki güç dengeleri ve hayatı boyunca yaşadıklarından anekdotlarla dolu harika bir konuşma yaptı. Yarım saatte uzadı konuşması ve sanırım imkan olsa sabaha kadar konuşabilirdi kendi deyimiyle :)

Bundan tam 20 yıl önce bir kamu görevlisi olarak dönemin siyasilerine uzaktan takip yani uydu teknolojileri konusunda atılım yapmak için elinden geleni yapan ama sözlerini dinletemeyen bir bilim adamı. Zülfü Livaneli'nin zamanında kendisi hakkında yazdığı yazıda dediği gibi "Osmanlı'da da Cumhuriyet döneminde de Türkiye'nin bir "değerli insan yok etme" sorunu var. Mustafa Kemal dönemi hariç hep böyle sürüp gitti bu."

Konuşmasında o kadar çok şey aktardı ki burada hepsini sizlerle paylaşmayı istesem de hafızamın beni yanıltmasından ve sizleri yanıltmaktan kortuğumdan size kendisiyle yapılmış şu röportajın linkini veriyorum. Hocamızın dediği gibi “Bugüne kadar tüm sanayi devrimlerini ya atladık ya da çok geciktik. Bu seferde atlarsak çok tatsız olacak. Çünkü Nano teknoloji tüm bunların üstünde ve her şeyi dönüştürecek en yeni ve en stratejik bilim alanıdır."

Türkiye'de 17 yıl önce nano teknoloji mikroskopu yapıldığını ve halen 4,000 dolara maledilen mikroskopun 140,000 dolara yurtdışında Massachusetts Institute of Technology, Tokyo University of Technology gibi üniversitelere, Toshiba, Hitachi gibi firmalara satıldığını biliyor muydunuz? Ben ilk defa öğrendim. Eğer imkan sağlanırsa bu ülkedeki bilim insanlarının yurtdışındaki meslektaşlarından çok daha iyi işler yapacağına inanıyorum ben. Ve tersine beyin göçüyle, yurtdışına gitmiş bilim insanlarımızın büyük bölümünün ülkelerine seve seve döneceklerine de inanıyorum.

Bedava kömür dağıtmak için 1,000,000,000 YTL harcayan iktidar nano teknoloji konusunda üniversitelerimize, bilim insanlarımıza, bu konuda araştırma yapan firma ve kurumlara da dilerim gerekli desteği sağlar. Bu konuda hepimiz elimizden gelen desteği sağlamalıyız diye düşünüyorum. Bu konunun öneminin anlaşılması için bir web sitesi, bir blog vs. açmak, bürokratları, askerleri, siyasileri ve halkı bilinçlendirmek, gerekli desteği sağlamak lazım.

0 yorum: