Söylenebilecek bir söz bulmak çok zor gerçekten bugün yaşananlar karşısında. Ne demişti sevgili valimiz hatırlayalım:
Kanuna riayet edenlere bizim karanfillerimiz hazırdır. Ancak uymayanlara uygulanacak kurallar bellidir. Polisimiz kendilerine verilen yetki çerçevesinde orantılı güç kullanacaktır.Karanfilleri gören oldu mu? Ben yerde yatan bir kadının suratına koşarken tekme atan, arkasından başka bir polisin daha tekmelediği, bir tanesinin de copladığı bir kadın gördüm. Acaba karanfilleri o mu sakladı? Ya da yanlışlıkla hastaneye biber gazı atan polislere tepki gösteren hemşireyi tartaklamaya kalkan emniyet mensubuna sorsak bilir mi? Belki de Çorum'dan gelip Dolmabahçe'de sessiz sakin bir gün geçiren polislere sormak lazım. Ya da kimbilir Rize'den gelen polislere mi sorsak? Kaç uçak polis gelmişti sahi? Tüm bunlar olası bir kargaşayı önlemek içindi değil mi?

Bu fotoğraf her şeyi daha iyi anlatıyor.

5 yorum:
Dünü yaşamış,biber gazı,gözyaşartıcı bombadan ufak çaplıda olsa nasibini almış biri olarak aslında söylenecek çok şey var ama hiçbirşey yok malesef. Şişli'nin göbeğinde olanlara tanıklık ettikten sonra. Uzun süre polisle karşılaşmasam sanırım çok iyi olacak.
Polis imdat diye bir yardım çağrısı vardır ya yolda ölsem Polisten medet ummam artık. Rezillikleri ayyuka çıktı artık bu ayıbın hesabını öbür dünyada vereceklerinden korksunlar. Emir ne olursa olsun insanoğluna böyle muamele edilemez. Cezasını onlara emir verenler değil bilakis buna emeği geçenler çekecek.
@aslı cadısı
Geçmiş olsun Aslı :(
@çilek reçeli
Saadet, İstanbul polisi yetmemiş Çorum'dan, Rize'den kimbilir başka nerelerden polis getirmişler. Hem daha önce İstanbul'da görev yapmamış bu polisler hem de üst kademelerdeki insanların olayı getirdiği nokta ve tırmandırılan gerginlik bu şekilde patladı. Aralarında bu olanlara isyan eden amirleri de vardı, kaldırımlardan taş söküp polise atanlar da vardı ama hiçbişey dün yaşananlarda polisin suçunu ve sorumluluğunu gideremez. Beni asıl üzen ve sinir eden şey bugün hala başta vali ve siyasetçiler olmak üzere bu yaşananların bence asıl sorumlularının kameralar önüne çıkıp "polis yasal görevini yerine getirmiştir. ne yani yasaları uygulamasa mıydık?" tarzında saçma açıklamalar yapıyor olmaları. Ya bu konuda hakkında sayfalarca yazabilirim ya da saatlerce konuşabiliriz ama maalesef bu şekilde konuşan, düşünen insanların düşüncelerini değiştirebileceğimizi sanmıyorum. Yazık diyebiliyorum sadece, hem de çok yazık.
1 mayısa aylar varken taksime çıkacağız diye nutuk atan.. 1 mayıstan birkaç gün önce taksimde fotoğraf çektirip gün geldiğinde burada olacağız diye provakasyon yapan.. Milletini temsil edemeyen bir sendika var. Siyasileşmiş.. Geçmişin kin ve nefretini besleyen sendikalar var. Tıpkı muhalefet gibi. Tıpkı faşistler gibi..
Ümit Abi sen yazdıktan sonra düşüncelerimi yeniden gözden geçirdim tek tek tüm gazetelerin fotoğraflarına baktım.
Ondan önce wikipedia ya gidip 1 mayıs nedir diye araştırdım. Neymiş emek dayanışma günü.
Peki dışarıdakiler ne için yürüdü? Tarihimize baktığımda 77'den sonra ölen vatandaşlarımızın kanı üzerinden çıkar sağlamak isteyen ahmakların yürüdüğünü görüyorum.
Ben başka bir tablo görmüyorum ya da görmek istemiyorum. Bu benim tercihim. 1 Mayıs'ta bir grup terör örgütü mensubuna, çapulcu üniversite gençliğine iş düşer. Hiç durmadan atlarlar.
Senelerdir böyle gitti.. böyle de gidecekte. Sol ne zaman aklı-selim olacak? Gittikçe yobazlaşıyor.. Bence sol artık dışarıdakiler ve meclisteki anamuhalefet değil..
Sol bilim tutkunu, öz bir adam... Sol bir grup ahmak değil...
Ben buna inanıyorum..
İnanıyorum ki seninde diyecekelerin bana vereceğin mantıklı bir cevabın vardır. Lakin abi kardeş olmamızın görüşlerimizin ortak olmasını sanırım gerektirmiyor. Ama ben senin mantıklı ve makul bir insan olduğuna inanıyorum..
Polis konusuna gelince.. Polis kim yahu? Polis bizzati biziz. Sen ben o şu bu o...
Zaten halkın devlet ile barışamamasının tek sebebi bu değil mi? Devleti halk oluşturmasına rağmen halk devlet olunca halkını unutuyor, yine aynı şekilde halk devlet olunca halk onu dışlıyor.
Suçumuz ortak...
@ömer enis
Ömer yazıyı tekrar oku lütfen :))
Ben 1 Mayıs'ın anlamıyla ilgili, DİSK'le ilgili, sol düşünceyle ilgili vs..vs.. tek kelime yazmadım.
Yazıdaki fotoğrafa tekrar bak lütfen ayrıca. Orası neresi biliyoruz dimi? Bu fotoğraf beni rahatsız ediyor. Emek ve Dayanışma Bayramı denilen bir günde İstanbul'un merkezinin hayalet kasabaya dönüşmesi beni rahatsız ediyor. Onbinlerce polisin sıkıyönetimmişcesine şehrin sokaklarını, caddelerini kapatması beni rahatsız ediyor. Polisin yerde yatan bir kadına tekme atması beni rahatsız ediyor. Bu kadın belki de kaldırım taşlarını söküp polise attı. Ama bu bu o kadına vurma hakkını polise ver(e)mez. Hastane bahçesinde valinin yanlışlıkla düştüğünü söylediği biber gazına tepki gösteren hemşireyi tartaklamaya kalkmasını haklı göster(e)mez. Bunları uzatabilirim ama gerek yok. Benim tepkim bunlara ilk başta.
Taksim Meydanı inadı konusuna gelince. Orası bu şehrin merkezidir ve herkes için semboldür. Tüm özel günlerde o meydanda o anıta çelenk konulur, basın açıklaması yapılır. Yani orada böyle bişey yapmak istemelerini ben makul buluyorum. DİSK konusuna gelince. Mahir Kaynak'ın falan bu sendikayla ilgili geçmişiyle ilgili düşüncelerini biliyorum. Bugün bu sendika nasıldır? Amaçları, yaptıkları nelerdir bilemiyorum. Ama bu ülkede sendikacılığın gelişmesi gerektiği konusunda hepimiz hemfikirizdir sanırım.
Suçumuzun ortak olması konusuna gelirsek, orası muhakkak. Ama bu son yaşananlarda hükümetin ve valinin çok yanlış şeyler yaptıklarını, çok yanlış demeçler verdiklerini düşünüyorum. Ortamı sendikalardan çok onlar gerdiler. Sendikalar doğaları gereği muhalefet yapıyorlar iktidara. Bu doğal.
Türkiye çeyrek yüzyıl öncesinin Türkiye'si değil. Bugün insanlar anne,babalarına ne kadar saygı gösteriyorlarki 'devlet baba'ya saygı göstersinler.
Beni bulaştırmayın siyasete :))
Yorum Gönder