Aklımda bambaşka şeyler var yazmak için. Dille alakalı aslında bir parça olsun benim yazacaklarım da.
Secret adında bir kitap yazasım var. Duyduğunuz ve belki okuduğunuz kitapla hiçbir benzerliği olmayacak, en baştan söyleyeyim.
Çevrenize bir bakın giderek sosyalleşiyor insanlar. Öyle mi gerçekten? Önceden ne kadar kısıtlıydı iletişim olanakları, bir düşününün lütfen! Çok geriye gitmeye bile gerek yok, telefonun icat edilmediği zamanları düşünün. Mektuplarla iletişim kuruluyordu. Bugün yazdığınız bir mektup belki de bir ay sonra ulaşıyordu ve cevabın size ulaşması da bir bu kadar sürüyordu. Sonra telgraf. Hiç kullanmadım, bir şey hissettirir mi bir telgraf sizce? Ve telefon. Başka şehirlerden, başka ülkelerden sevdiklerinizin sesini duyabilmek ne büyük bir mucize.
Ve günümüz. İnternet üzerinden dokunmak dışında her türlü iletişimi kurabiliyoruz. Asıl sorun da burada başlıyor. Kurabiliyor muyuz?
Yok yok, ben bunları yazmak istemiyordum aslında. Bunları konunun uzmanlarına bırakayım ya da yazacak bir başka dünya vatandaşına.
Dedim ya Secret adında bir kitap yazacağım diye, sebebi insanların aslında söylemek istediklerini söylemeyip hep bişeyleri ima ederek geçirmeleri hayatlarını. Ya da birilerinin arkasından konuşarak ya da kendi kendilerine söylenerek. Oysa saklamayıp söylese herkes içinden geçeni dürüstçe her şey daha kolay olmaz mıydı?
Ben cevap vereyim, olmazdı. Tamam, her şeyi söylemek demeyelim ama en azından karşısındaki insan ya da durumla ilgili beklentilerini, isteklerini, hislerini, düşüncelerini söyleyebilmeli, söylemeli insanlar.
- Öyle yaptıysa kesin şöyle düşünüyordur.
- Böyle söylediyse bunlar klasik geyiklerdir.
- Şunu dediyse başından savmak istemiş seni.
- Soruna doğrudan cevap vermiyorsa aslında cevabı evettir.
- Soruna doğrudan hayır diye cevap veriyorsa aslında cevabı evettir.
- Evet dediyse aslında hayır demek istemiştir.
Böyle on yüz bin milyon şey daha yazabilirim. Her gün milyonlarca insan diğer milyonlarca insana böyle sözüm ona tavsiyelerde bulunuyor.
Bu ikiyüzlülük neden kaynaklanıyor çok merak ediyorum. Yok mudur konuyu irdeleyen, inceleyen ve benim anlayabileceğim bir dille anlatan bir bilim insanı? Varsa yorum olarak bırakın linkini, öğreneyim nedenmiş.
Nereden geldi bunlar akşam akşam aklıma. Yeter bu kadar, çok yazdım :)
Son zamanlarda genelde şiir, şarkı eklediğim ve pek yazmadığım yönünde eleştiriler alıyorum sevgili okuyucu :)) Yazarım herhal bir vakit ben de. Ama şimdi şiir, şarkı demişken ve yazının en başında da Nil demişken aklıma onun şarkıları gelidi :))
Nevi şahsına münhasır sıfatını hak edenlerden birisi güzel ülkemde. Ben severek dinliyorum şarkılarını, son albümü de çok hoş olmuş. Tavsiye ederim dinlemenizi. Son albümünden sevdiğim bir şarkıyla bitirelim bu yazıyı.
Herkese iyi haftalar, iyi bakın kendinize, sevgiler...
ps. Nil'in alt benliğinin resmi sitesini de ziyaret edin.



0 yorum:
Yorum Gönder
Lütfen isimsiz yorum bırakmayın.