Bir insanın kendi kendine yapabileceği tespitler değil bunlar. Geçen hafta bir arkadaşım biliyorum ki sevgisinden ve değer verdiğinden bunları suratıma çarptı bir hışımla. Bana küçük çaplı bir şok yaşatan şey, itiraz edememek oldu. Çok ağır sözlerdi bunlar ama doğru gibiydiler. Sonradan çok düşündüm üstünde. Evet, kendimle sorunum olduğu gerçekti ve doğaldı. İnsan doğasının gerçeğiydi bu, bence. Ama kendimi sevmediğim, bu olabilir miydi? Sevgiyi kendi yaşamının ve bu dünyanın odak noktasına koymuş bir insanın kendini sevmemesi mümkün müydü? İnsanlara olabildiğince, içinden geldiğince en saf haliyle sevgisini verebilmekten öteye gidemeyen bu fakir kendini sevmiyor olabilir miydi? İşte bu soruya cevabım hayır. Sorunlu ama sevgi dolu biriyim, bunu biliyorum.
- Sorun ailen mi?
- Hayır.
- Hasta mısın?
- Hayır.
- Paran mı yok?
- Hayır.
- O zaman boşver gitsin!
Benim için neden bu kadar basit olamıyor bu hayat. Basitlik derken küçümsemiyorum. Aksine hayran kalıyorum. Bir insanın yaşamının olmazsa olmazlarını bu kadar net belirleyebilmiş olması ne kadar güzel. Ama ben, ama ben böyle olamıyorum. Benim ailem sevdiklerim, benim sağlığım bir anlık, benim servetim onların mutluluğu. Ne demişti Alexander? Mutluluk, sadece paylaşıldığında gerçekti ve yaşamdaki en temel gayemiz mutlu olmak değil miydi? O zaman doğru yoldayım, yol engebeli ve zorlu olabilir ama biliyorum, doğru yoldayım. Ve biliyorum, cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla süslü...
Herkesin acısını paylaşıyorsun...
Böyle mi demiştin kardeşim? Buna benzer bir şeydi, di mi? Acılar, bizi biz yapan yegâne şey. Mutluluklar her rüzgârla savrulup gidiyor sanki. Lakin acılarımız öyle mi? Yüreğinin orta yerine kazık çakıyor, her daim seninle yaşıyorlar...
kalbim...
İlk neşter darbesi acıtmıştı seni... Keskin ve acı vericiydi. Ve fakat alışmıştın işte. Ve anlamıştın. Her şeye alışabilirdin. Bir sonraki neşter darbesini hissetmemiştin dahi. Ve her küçük ama aslında büyük kesikle tüm iyiliklerin, tüm çirkinliklerin, tüm güzelliklerin, tüm pisliklerin müsebbibi kalbini göğsünü parçalaya parçalaya, kanata kanata, atar damarların değil tepen atarak ve sinirle ve sitemle ve hüzünle çıkarmıştın işte. Heyhat, ellerinle tuttuğun bu et parçası ne güzelliklere kadirken ne pislikler için atıyor insan müsveddesi yaratıkların vücutlarında...
tut ki bir boşluğa düşmüşüm...



3 yorum:
- Sorun ailen mi?
- Hayır.
- Hasta mısın?
- Hayır.
- Paran mı yok?
- Hayır.
- O zaman boşver gitsin!
Boşver gitsin... O an için söylenmiş bir söz belki ama gerçek anlamında boşvermen için söylenmiş değil mutlaka. Çoğu insan o kadar basit değil belki o an için daha fazla birşeylere kafa yormaman belki bu yüzden daha fazla üzülmemen için söylenmiş bir boşver gitsin!
Sevgi en saf haliyle kendi yaşamının ve bu dünyanın odak noktasında kalsın ama sen en saf haliyle sevgini verirken aynı oranda alamadığında... Karmaşalar bundan sebep. Üzüntüler ve acılar.
Arkadaşının dediği gibi sana zarar veren, seni yoran, üzen, acıtan kim ve ne varsa çıkar hayatından. Kalanlar kalmayı hakedenlerdir. Gidenler gitsin dert etme.
Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.
huuummmiiiitttt, kendini sevmedigini soyleyemem ama onceliklerin arasinda kendin biraz gerilerdesin kabul et:)hep ben, tek ben gibi bir bencillik onermiyorum elbette sana ama arkadasinin su cumlesi dogru bazen bize zarar veren insanlari hayattan cikartmak en iyisidir. sirtimizda kambur gibi onlari tasidikca mutluluk biraz zor!
cok mutlu ol huuuumiitt ama cok!
@Soulferrous
Aynı oranda alamadığımda...
Bu sorun olmamalı aslında, benim sorunum burada başlıyor. Bir karşılık bekleyerek mi veriyorum ki? Anlık dalgalanmalar, kızgınlıklar, beklentiler olabilir ama daha yukarıdan baktığımda öyle değil diye düşünüyorum kendim için...
Zorluk çekmeden, yorulmadan olmuyor sevgiler. Hepimiz yoruyoruz birbirimizi yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla. Bunlar olabilecek şeyler. Önemli olan kimlerin kalmayı hak ettiğini bilebilmek? Bu sorunun cevabını zaman şekillendirmekte yardımcı oluyor bana...
Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.
Çok güzel ve çok doğru bir söz...
O kadar güzel anlatıyor ki bazı şeyleri...
@Öz
Kabul ediyorum :)
Yok yok, "3 Derste Nasıl Bencil Olursunuz?" adlı bir kitap görürsem mutlaka alacağım ya da "Bencillik Akademisi" benzeri adlı bir eğitim görürse mutlaka katılacağım :))
Çıkartıyorum, çıkartmak da acı veriyor...
Sen de çoooook mutlu ol hözdeeeeeen ;)
Yorum Gönder
Lütfen isimsiz yorum bırakmayın.