Aşk Üstüne Denemeler

Yine bir Ahmet İnam kitabı ve ben yine çok yorum yap(a)mıyorum, çünkü gerek duymuyorum. Kusursuzluğundan değil yorum yapmamam yahut kötülüğünden ya da söyleyecek sözüm olmadığından da değil. Sadece bu hâliyle kalsın istiyorum, bu hâlini sevdiğimden. Ben kendi sözlerimi her zaman paylaşabilirim ama hocanın sözleri size ulaşsın istiyorum ve lafı daha çok uzatmıyorum. Okuyunuz, tavsiye ederim.

Aşk Üstüne Denemeler - Ahmet İnam

* * *

Çağımızda "aşk" adıyla yaşanan aşk değil. Buna ben "şk" diyorum. Şimdilerde yaşanan aşka. Şk, bir harfi eksiği ile aşktır. Eksiktir, anlamsızdır (yitik anlamlıdır), özürlüdür. Şk, magazin basında, televizyonda, entel barlarda, üniversite kantinlerinde, köşe yazarlarının, şairlerin, öykücülerin, sözde bilim adamlarının, psikologların, felsefecilerin kalemlerinde "aşk"a dönüşemiyor. Elbette bu gözlemlerimle ben "hmet"im (Ahmet değil!), şk'ı çözme sevdam da "evda" olmuş.

* * *

Aşk, insanı bütün varlığıyla ister. Hormonu çalışan "aşık oldum" diyor. Olmaz. O farklı bir şey.

* * *

Aşk bir ustalıktır. Yaratıdır. Her yaratı gibi ateş ister, yetenek ve emek.

* * *

"Tavlanan", "ayarlanan", "götürülen", "yatağa atılan" sevgilerle yaşanamaz.

* * *

Kapı önüne geldim, biliyorum ki aşk var. Kapıda kalabilirim. Vazgeçerim, benim işim değil! Kapıda kalırım, sevgilim kaçar (Kaçsa da onsuz kapıdan girebilir miyim? Sevgilisiz aşk var mıdır? Sıfır aşk. Boş küme aşk?).

* * *

Kapı önüne gelebilmek bile bir görüş, duyuşla ilgili. "Biz kapı önüne gelenlerdeniz". Ama hiç içeriye giremeyenlerden.

* * *

Aşk ötekine yolculuktur. Bir diaporeuodur, seyahat; geçerek, aşarak... Kahrolası dünyada bir yaşama olasılığıdır; becerilemediği, başarılamadığı, muhakkaktır, kimselerin vakti, ilgisi yoktur. Öteki beklentisi, öteki özlemi, öteki tahammülü yoktur. Sevgi bir duygu, bir haz, bir kardeş geçinme özlemi, bir sığınma, bir güven isteği olmuştur.

* * *

Aşk bir karışım değil, bileşimdir. Ben, senle karşılaşınca, "ben"liğim dönüşmüştür artık, sen de, benimle artık sen değilsindir, aşk da "ben" ile "sen"in, basit aritmetik toplamına eşit değildir, farklı bir şey olmuştur artık.

* * *

Kendini aramayan, sevgilisini bulamaz!

* * *

Karşılaşma canı olan insanların bir başarısıdır. Canın açılması, canana, ötekine doğru yola çıkmasıdır. Canların buluşmasıdır. Can, kendini diğer canda bulur. Karşıma alabildiğim canla karşılaşmak için yollara düşerim. Giderim. Gelir. Ben gelirim, o gelir, gelişiriz. Birbirimize geliriz.

* * *

Sevgiliye çıkılır derdim, eskiden, aşkın kanadıyla. Şimdi dipsiz feryatlara iniliyor. Bacaklarının arasında değil sevgili.

* * *

Birileri sevgiyi "aynı yere bakmaktır" falan diye anlatmaya kalkıyor. Arkasından hazin hazin gülerim onların. Hiç öyle aşk mı olur? Aynı trene bakan iki inek. Aynı aya melül melül bakan iki aşık. Sevgili göremediğimi gören, gördüğünü paylaşandır.

* * *

Allah herkese sevgili gibi bir bela versin. Öyle değil: Bu dünyada rahat yüzü görmeyesin. İnim inim inleyesin, Allah sevgilini versin, Allah sevgilini!

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Ahmet İnam'ın kitaplarını merak ediyordum zaten, sizin de tavsiyenizden sonra okumanın zamanı gelmiş dedim :)

bende size "Jack London - Martin Eden"i okumanızı öneririm.
pişman olmazsınız...

yasemin

umit dedi ki...

@Yasemin

Tavsiye ederim kitaplarını. Ayrıca online yazılarını da okumalısın mutlaka.

Senin tavsiyen için de teşekkürler, listeme ekliyorum ;)

Yorum Gönder

Lütfen isimsiz yorum bırakmayın.