<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/atom10turkishfull.xsl" type="text/xsl" media="screen"?><?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css" media="screen"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;Ck8DRXk7cCp7ImA9WxRQEk0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555</id><updated>2008-10-05T13:01:14.708+03:00</updated><title>Günlüğüm</title><subtitle type="html">son zamanlarda internette günlük tutmak çok popüler hale geldi. okuduklarımı, dinlediklerimi, internette gezdiğim siteleri velhasıl yazmaya değer bulduğum herşeyi sizinle paylaşmaya çalışacağım. umarım hoşunuza gider... benimle iletişime geçmek için e.posta adresim: info [at] umitkurt.com</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.umitkurt.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>590</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><link rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/gunlugum" type="application/atom+xml" /><feedburner:feedFlare href="http://add.my.yahoo.com/rss?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fgunlugum" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/us/my/addtomyyahoo4.gif">Subscribe with My Yahoo!</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.newsgator.com/ngs/subscriber/subext.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fgunlugum" src="http://www.newsgator.com/images/ngsub1.gif">Subscribe with NewsGator</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://feeds.my.aol.com/add.jsp?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fgunlugum" src="http://o.aolcdn.com/favorites.my.aol.com/webmaster/ffclient/webroot/locale/en-US/images/myAOLButtonSmall.gif">Subscribe with My AOL</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.bloglines.com/sub/http://feeds.feedburner.com/gunlugum" src="http://www.bloglines.com/images/sub_modern11.gif">Subscribe with Bloglines</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.netvibes.com/subscribe.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fgunlugum" src="http://www.netvibes.com/img/add2netvibes.gif">Subscribe with Netvibes</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://fusion.google.com/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fgunlugum" src="http://buttons.googlesyndication.com/fusion/add.gif">Subscribe with Google</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.pageflakes.com/subscribe.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fgunlugum" src="http://www.pageflakes.com/ImageFile.ashx?instanceId=Static_4&amp;fileName=ATP_blu_91x17.gif">Subscribe with Pageflakes</feedburner:feedFlare><entry gd:etag="W/&quot;DEMMRH09eSp7ImA9WxRQEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-330289331804362374</id><published>2008-10-05T00:34:00.005+03:00</published><updated>2008-10-05T00:41:25.361+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-10-05T00:41:25.361+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kitap" /><title>Karanlıktaki Adam</title><content type="html">&lt;span class="yazi5"&gt;... &lt;br /&gt;sadece iyiler kendi iyiliklerinden kuşku duyarlar, onları iyi yapan da budur zaten. Kötüler iyilik yaptıkları zaman bunu bilirler, iyiler ise hiç bilmezler. Ömürlerini başkalarını bağışlayarak tüketirler, ama kendilerini bir türlü bağışlayamazlar.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... &lt;br /&gt;Savaş neredeyse üç yıldır sürüyor, dedim. Saldırı başladığı zaman buna karşı olduğunu söyledin. Hatta &lt;i&gt;dehşete düştüm&lt;/i&gt; sözünü kullandığını sanıyorum. bu düzmece, uydurma bir savaş ve Amerikan tarihinin en büyük siyasal yanlışı dedin. Söylediklerim doğru mu, yoksa seni başkasıyla mı karıştırıyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamamen doğru. Tamı tamına öyle hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda pek görüşemedik, ama buraya son gelişinde Bush'un -Cheney,Rumsfeld ve ülkeyi yöneten bütün o faşist sapıklarla birlikte- hapse atılması gerektiğini söyledin. &lt;br /&gt;...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Epey bir süredir okuduklarımı, izlediklerimi pek paylaş(a)mıyorum ama bu romanı okumayı bitirir bitirmez yazmak istedim. Her ne kadar güzel 1 insan Safranbolu yollarında romanın adını görür görmez eleştirmiş olsa da, ben 72 yaşındaki kitap eleştirmeni August Brill'in kızı ve torunuyla yaşadığı evde, gece karanlıkta kurguladığı öyküyü ve geçmişle hesaplaşmasının yaklaşık 160 sayfalık anlatımını bir solukta okudum. Herkese de tavsiye ederim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/438530/karanliktakiadam.htm?sa=39622987" target="_Blank"&gt;Paul Auster - Karanlıktaki Adam&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi5"&gt;&lt;b&gt;Şu garip dünya yuvarlanıp giderken...&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=lr1YM"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=lr1YM" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=Z6pQM"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=Z6pQM" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=YDL1M"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=YDL1M" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=C6Asm"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=C6Asm" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/411400593" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/330289331804362374/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=330289331804362374&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/330289331804362374?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/330289331804362374?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/411400593/karanlktaki-adam.html" title="Karanlıktaki Adam" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/10/karanlktaki-adam.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CU4NR3k_eCp7ImA9WxRRF0w.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-5937878163633203149</id><published>2008-09-29T21:36:00.003+03:00</published><updated>2008-09-29T21:46:36.740+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-29T21:46:36.740+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>Ramazan Festivali</title><content type="html">Böyle söyleyince ne güzel geliyor kulağa. En azından bana öyle geliyor. Festival tadında geçmeli ramazanlar, mutluluğun, coşkunun, birlikteliğin, sevginin karışımıyla. Ama teoriyle pratik her zaman olduğu gibi örtüşmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazmaktan hazzettiğim bir şey değil siyaset ama yazmadan olmayacak. Bu ramazanda pek kıymetli başbakanımız bolca öfke ve kin kustu, benim midemi fazlasıyla bulandırdı. Bugün yayınladığı bayram mesajında "&lt;b&gt;Yaşadığımız dünyanın her şeyden çok sevgi, barış ve dayanışmaya ihtiyacı var.&lt;/b&gt;" diyerek bende "n'oluyo lan" şeklinde bir tepkinin oluşmasını sağladı anında. Ya birileri ne dediğini bilmiyor kesinlikle ya da Aziz Nesin'in o tezini doğrulamaya çalışıyor birileri. Elbette sadece başbakanla sınırlı kalmadı. Sağolsun diğer siyasiler de ona eşlik etmekte gecikmediler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de klasik ramazan tartışmaları var gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında, arkadaş sohbetlerinde, her yerde. Ramazan ayında insanlar daha sinirli oluyorlar(mış) orucun etkisiyle. En çok buna gülüyorum :) Yılın kalan on bir ayında güler yüzlü, son derece sakin, trafik kurallarına uyan, kibar bir toplumuz ama ramazanda değişiyoruz :D Ayrıca empati noksanlığımızın ramazana yansıması var. Birileri oruç tutuyor diye bizde mi tutacağız diyenler, biz bütün gün aç, sigarasız gezerken yanımızda bişey yemeye, içmeye utanmıyor musun diye aptalca sorular. Ve olmazsa olmaz "yılın on bir ayı içkini içip, her şeyi yapıyosun sonra da bir ay göstermelik oruç tutuyosun" soruları. Size ne kardeşim :) İsteyen istediğini yapar, herkes kendinden sorumlu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için ramazan iftarlarıyla güzeldir, arkadaş sohbetleriyle, kırgınların barışmasıyla, güler yüzle, hoşgörüyle, karşılıklı anlayışla, anlamaya çalışarak, anlatmaya çalışarak, Türk kahvesiyle, pidesiyle, ana yemeğe gerek bırakmayan iftariyelikleriyle, sevdiklerimizle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın kendini sorgulaması gereken / sorguladığı bir aydır benim için ramazan. Bu sene pek öyle olmadı ama olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bayram tebriği yazmayı düşünerek başladım ama ortaya nasıl bir yazı çıktı. Her zaman beklentilerimiz gerçekleşmiyor. Bazen yazsam ve unutsam diyorum bana acı veren her şeyi, tüm kırgınlıklarımı, kırıklarımı, gidenleri, gelmeyenleri, gerçekleşmeyen şeyleri, söyle(ye)mediklerimi... Bazen yazsam ve gerçek olsa diyorum tüm hayallerim, tüm güzel şeyler... Bazen... Neyse, bu yazı gittikçe karışıyor, bu akşam sadece bayramınızı tebrik etmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet efendim, bir ramazan ayını daha bitirdik yaşadığımız acı tatlı pek çok şeyle beraber. Dilerim &lt;u&gt;&lt;b&gt;şeker&lt;/b&gt;&lt;/u&gt; tadında bir bayram geçirirsiniz. Yüzünüzden tebessüm, yanınızdan sevdikleriniz, sizi gerçekten sevenler eksik olmaz inşallah. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;span class="yazi4"&gt;İyi bayramlaaaar :))&lt;/span&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. &lt;a href="http://www.mixdinle.com/v8591_antonis-remos-ma-den-ginete-original-.html" target="_blank"&gt;Bu şarkı&lt;/a&gt; da bayram armağanı olsun benden size. Gerçi bayramda Yunanca şarkı dinlemek caiz midir bilemiyorum :P Şarkının bir de böyle &lt;a href="http://www.4shared.com/file/62710025/623315de/Antonis_Remos_-_Ma_den_ginete_Remix.html" target="_blank"&gt;yeniden düzenlenmiş hali&lt;/a&gt; var, bu hali de fena değil. Kuvvetle muhtemel Girit yollarındaki entel kardeşime armağan olsun :D&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=8DGwL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=8DGwL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=dlcrL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=dlcrL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=Ub4YL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=Ub4YL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=zCgvl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=zCgvl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/406515479" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/5937878163633203149/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=5937878163633203149&amp;isPopup=true" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/5937878163633203149?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/5937878163633203149?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/406515479/ramazan-festivali.html" title="Ramazan Festivali" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/ramazan-festivali.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C04GQH8yeCp7ImA9WxRREkU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-2955083501815616337</id><published>2008-09-24T21:40:00.003+03:00</published><updated>2008-09-24T21:45:21.190+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-24T21:45:21.190+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><title>Zeki Müren</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="336"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k7CzmsSbMYn5MeBmBP&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k7CzmsSbMYn5MeBmBP&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="336" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x5av6h_zeki-muren-te-benim-zeki-muren_music"&gt;İşte benim Zeki Müren&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;1931 - 1996&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;dünya malı neye yarar,&lt;br /&gt;dostluklarla yaşıyorum...&lt;/b&gt;&lt;/center&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=krYlL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=krYlL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=vCf0L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=vCf0L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=18VqL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=18VqL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=CBB0l"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=CBB0l" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/402076184" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/2955083501815616337/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=2955083501815616337&amp;isPopup=true" title="6 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/2955083501815616337?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/2955083501815616337?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/402076184/zeki-mren.html" title="Zeki Müren" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/zeki-mren.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C04FSX87fip7ImA9WxRREUw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-8077089090403015015</id><published>2008-09-22T22:26:00.002+03:00</published><updated>2008-09-22T22:31:58.106+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-22T22:31:58.106+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>İyi ki varsın...</title><content type="html">Bir hastane odasında duyabilirsiniz bu sözleri. Sizin rolünüz hasta yatağında yatmak olabilir ya da elinde çiçeklerle ziyarete gelen olabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir veda anında duyabilirsiniz. Gidecek ve özlenecek, özleyeceksinizdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ayrılık anında duyabiirsiniz. Artık her şey bitmişse ve söylenecek bir söz kalmamışsa, söylenecek sözlerin anlamı kalmamışsa. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir annenin çocuğuna, bir çocuğun annesine bakışlarında hissedebilirsiniz bu sözleri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En olmayacak şeyi yaptığında, en olmayacak anda arkasında değil yanında dimdik duran dostuna sesleniş olabilir bu sözler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluğun zirve yaptığı noktada tüm kalbini açarak sevincini paylaşan dostuna bir tebessüm olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneca'nın dediği dilsiz acıların sessizliğinde bakışların yerküreyi deldiği o saniyede omzuna uzanan bir el olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama en çok ortada hiç bir neden, bir ihtiyaç yokken sessizce, sanki önemsizmişcesine, üstüne basmaya gerek duymadan söylendiğinde anlam kazanıyor bu kelimeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki varsın, iyi ki yanımdasın, iyi ki tanıdım, iyi ki sevdim, iyi ki sevdin beni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç kez duyabilir insan bu sözleri bu şekilde? Belki iki ya da üç kez. Ne kadar çok dost edinirse edinsin, hayatına hangi sevgili girerse girsin çok az insan bu anlamı yükleyebilecektir bu kelimelere. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bir sebebi yok, ihtiyacım da yok, sadece şimdi buradasın ve iyi ki varsın...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğimizi söyleyemediğimiz gibi iyi ki varsın da diyemiyoruz gerçekten varlıklarıyla anlam katanlara hayatımızda. Hep sonraya erteleniyor, uygun zamanlar gel(e)miyor ve bir an geliyor artık uygun zaman da kalmıyor. Ya da kirletiyoruz onu da sevgilerimizi kirlettiğimiz gibi. Basmakalıp, içi boş bir kelime yığınına çeviriyoruz dünyamızdaki pek çok şey gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemek zorunda hissettiğiniz için değil, içinizden geldiği için, herhangi bir anda, yolda yürürken, müzik dinlerken, yemek yerken, gecenin bir vakti uykunuz bölündüğünde, sabah kalktığınızda aklınıza ilk geldiğinde iyi ki varsın'ın büyüsüne kapılmanız dileğiyle...&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=LMEhL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=LMEhL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=znNEL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=znNEL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=G2ZEL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=G2ZEL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=vPBKl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=vPBKl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/400090823" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/8077089090403015015/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=8077089090403015015&amp;isPopup=true" title="6 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/8077089090403015015?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/8077089090403015015?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/400090823/iyi-ki-varsn.html" title="İyi ki varsın..." /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/iyi-ki-varsn.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEcDQXg7cCp7ImA9WxRREE0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-2651003024730948969</id><published>2008-09-19T23:19:00.001+03:00</published><updated>2008-09-21T16:01:10.608+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-21T16:01:10.608+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>Ben bir denizim...</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="336"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k2jhxV7MvpwZEAvqfP&amp;defaultSubtitle=&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k2jhxV7MvpwZEAvqfP&amp;defaultSubtitle=&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="336" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;...kendi içinde taşan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bir denizim uçsuz bucaksız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kıyısız hür bir deniz...&lt;/center&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=nF2jL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=nF2jL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=WuQkL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=WuQkL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=YQp4L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=YQp4L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=ZBmIl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=ZBmIl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/397537412" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/2651003024730948969/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=2651003024730948969&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/2651003024730948969?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/2651003024730948969?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/397537412/ben-bir-denizim.html" title="Ben bir denizim..." /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/ben-bir-denizim.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0YDQ3o4fip7ImA9WxRSFkw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3040790519585908015</id><published>2008-09-16T22:21:00.002+03:00</published><updated>2008-09-17T04:32:52.436+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-17T04:32:52.436+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>Öfkeyi ve hakareti hitabet sanatı saymak</title><content type="html">Pek kıymetli başbakanımız sayesinde öfkenin de bir hitabet sanatı olduğunu öğrenmiştik. Sanırım birileri öfkenin yanına çok iyi gittiğini düşündüğü hakareti de ekleyip sanatlarını geliştirmekte her geçen gün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinirliyim şu an hakkaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki yazıma hangi insan evladı, hangi ruh haliyle, hangi düşüncelerle küfürleri sıralayarak bir yorum bırakabilir ki? Kimin bana böyle bir hitap hakkı olabilirki? Yorumu sildim bir anda sinirle ama saklayıp, kim olduğunu buldurup dava mı açsaydım yani? Neye yarar ki bu? Yüzüme söyleyemediği küfürleri arkamdan söyleyecekti bulunsaydı ve yargılansaydı bile o yorumu yazan insansı yaratık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, fazla bile sinirlendim böyle anlamsız bişey için. Ama böylesi yorumlarla pek karşılaşmayan birisi olarak şaşırdım. Özellikle de yazdıklarımı tekrar okuyunca hâlâ anlayamıyorum nasıl öyle bir yorum bırakabildiğini her kim bıraktıysa...&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=SF06L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=SF06L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=qKA2L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=qKA2L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=FDtNL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=FDtNL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=fAh2l"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=fAh2l" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/394490120" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3040790519585908015/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3040790519585908015&amp;isPopup=true" title="4 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3040790519585908015?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3040790519585908015?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/394490120/fkeyi-ve-hakareti-hitabet-sanat-saymak.html" title="Öfkeyi ve hakareti hitabet sanatı saymak" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/fkeyi-ve-hakareti-hitabet-sanat-saymak.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUMNR3g9eSp7ImA9WxRSE04.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-5261986681445470613</id><published>2008-09-13T23:18:00.000+03:00</published><updated>2008-09-13T23:24:56.661+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-13T23:24:56.661+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sinema" /><title>Swing Vote</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;img src="http://umit.kurt.googlepages.com/swingvote.jpg" border="0"/&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Aslında yazmayı düşündüğüm bambaşka şeyler vardı bu akşam için. Ama onlar sonraya kaldı. Bu akşam "Swing Vote / Oyum Kime" adlı filmden bahsedeceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca konusundan bahsedeyim önce. Rüyalar ülkesinde başkanlık seçimleri yapılır, iki adayın da oyları eşittir ve geçerli sayılacak tek bir oy kalmıştır, o da Bud'a aittir. Onun oyu başkanı belirleyecektir. Düşünün artık curcunayı :) Filmi komik kılan iki başkan adayının da Bud'ın oyunu almak için yaptıkları şeyler oluyor daha çok. Ve tabi bunları yaparken siyasilerin ikiyüzlülüğüne inceden taşlar atılıyor :) Sonlara doğru Amerika'daki yaklaşan seçimlere uygun olarak yoğun bir mesaj kaygısı barındırıyor film ama bunların hiçbirisi önemli değil, hepsi detay şeyler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kevin Costner'ın oyunculuğunu beğendim ben. Oynadığı Bud karakteri insana kendini sevdiriyor. Ama benim için filmin asıl başrol oyuncusu ve filmi izlenir kılan Molly karakterindeki Madeline Carroll oldu. Büyümüşte küçülmüş, çok bilmiş küçük kızımız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne istediğimi bilmiyor olabilirim genel olarak ama istediğime emin olduğum şeylerin başında böyle bir kızımın olması geliyor :) Büyümüşte küçülmüş olsun, benimle tartışsın, kendi doğruları olsun, ismimle hitap etsin bana, ağladığında, ihtiyacı olduğunda baba desin, arkadaş olabilelim ve birbirimizi gerçekten çok ama çok sevelim. Bunu kesinlikle istiyorum, dilerim gerçek olur bir gün bu dileğim...&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=2Ln0L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=2Ln0L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=HpCjL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=HpCjL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=Cxo8L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=Cxo8L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=5lLgl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=5lLgl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/391787626" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/5261986681445470613/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=5261986681445470613&amp;isPopup=true" title="4 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/5261986681445470613?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/5261986681445470613?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/391787626/swing-vote.html" title="Swing Vote" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/swing-vote.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEUEQH09cSp7ImA9WxRSEkg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-6491057840630171742</id><published>2008-09-12T23:40:00.000+03:00</published><updated>2008-09-12T23:43:21.369+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-12T23:43:21.369+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>güzelcehisar</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;img src="http://umit.kurt.googlepages.com/guzelcehisar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf makinesi olmadığından ve cep telefonuyla çekilenler çok kötü olduğundan buraya foto koyamıyorum. Ama böylesi eşsiz bir manzara eşliğinde arkadaşlarla güzel bir akşam geçirdim. Ayrıca ne istediğini bile bilmeyen bir insan olduğum söylendi :) Belki de doğrudur. Belki de birisinin yardım etmesi gerekli, kimbilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes için güzel bir hafta sonu olur umarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler...&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=mp7KL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=mp7KL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=9nC4L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=9nC4L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=EpWpL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=EpWpL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=sRoFl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=sRoFl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/390978398" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/6491057840630171742/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=6491057840630171742&amp;isPopup=true" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6491057840630171742?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6491057840630171742?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/390978398/gzelcehisar.html" title="güzelcehisar" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/gzelcehisar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUECQnk7eyp7ImA9WxRSEUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3001909901455017669</id><published>2008-09-12T00:24:00.003+03:00</published><updated>2008-09-12T04:41:03.703+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-12T04:41:03.703+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>this is the life</title><content type="html">Son günlerde ne çok düşünür oldum her şeyi. Ne çok incinir oldum olmayacak şeylerden. Her şeye ne kadar dikkat eder oldum. Hep &lt;a href="http://www.imeem.com/wampy/music/R7_-6mqU/incelikler_yuzunden/" target="_blank"&gt;incelikler yüzünden&lt;/a&gt;... Sertab ne güzel söyler bu şarkıyı. Şarkıdaki 'kız' kelimesini değiştirip 'erkek' kelimesini koyarsak tam benlik oluyor :P &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel bir blog sahibi olmanın en güzel yanlarından birisi geçmişte düşündüklerini, hissettiklerini daha canlı tutabiliyor olmak sanırım. Kendi yazılarımı takip ediyorum son günlerde geriden gelerek :) Örneğin kendi &lt;a href="http://www.umitkurt.com/2007/07/tavsiye-olunur.html" target="_blank"&gt;tavsiyelerime&lt;/a&gt; şahsen uy(a)madığımı farkettim :) Üçüncüsü değil ama özellikle ilk ikisi için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma gelmişken bana garip gelen bişeyi de paylaşayım. Son zamanlarda e-postalar alıyorum 'link değişimi' için. Şimdi bu e-postaları gönderenlere bişey demiyorum. Sonuçta bir teklifte bulunuyorlar o kadar. Ama ben link değişimi &lt;u&gt;yapmıyorum&lt;/u&gt;. Sağ taraftaki 'Takip Ettiklerim' listesi gerçekten takip ettiğim bloglar için var. Benim blogumla uğraşmayın arkadaşım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradanlaşma... Çok sık kullanıyoruz bu kavramı. Bazen hayat nasıl gidiyor sorusunun cevabı oluyor, bazen işler nasıl sorusunun. Her şeyin cevabı olabiliyor. Hepimizin bugününde uğraştığı o kadar sorun, geçmişiyle boğuştuğu bi sürü şey ve en az onlar kadar gelecek kaygısı var biliyorum. Tüm bunların telaşında her şey sıradanlaşabiliyor. Ama insanın sevdiklerinin sıradanlaşması nasıl mümkün olabiliyor? Sevgi sıradanlaşabilir mi? Sevgi olur mu o zaman? Benim için sevdiklerim hiç bir zaman sıradanlaşmadı, asla da öyle olmayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.amymacdonald.co.uk/" target="_blank"&gt;Amy MacDonald&lt;/a&gt;... Benim henüz keşfettiğim bir isim tesadüfen. İlk &lt;a href="http://www.imeem.com/beloftenteam/music/C902AIC7/amy_macdonald_beloftenteamgestelnl_tip_22032008_14_24/" target="_blank"&gt;şu şarkısını&lt;/a&gt; dinledim ve sevdim. Daha sonra bu şarkı kadar sevdiğim bir şarkısı daha oldu. Imeem'de yok sanırım ama Youtube'ta olduğunu biliyorum. Şarkının ismini bilene kahve ısmarlayabilirim :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat pek çok şeyi değiştiriyor. İnsanları, ilişkileri... Geçen gün devremle konuştuklarımızı düşününce bir kez daha hatırladım bu gerçeği. İnsanlar birbirinden uzaklaştıkça daha farklı hissediyorlar birbirlerine karşı. Uzaktan kastım &lt;u&gt;mesafe değil&lt;/u&gt;, anlayana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="www.google.com/chrome" target="_blank"&gt;Chrome&lt;/a&gt; çıktığı ilk dakikalardan itibaren favori tarayıcım haline geldi. İşin bana garip gelen tarafı şu, nedendir bilemiyorum ama güveniyorum ve seviyorum Google uygulamalarını :) Daha otuzlarında olan iki patronu, eğer işler bu şekilde giderse gelecekte dünyanın efendileri olabilirler :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen akşam tabu oynadık. &lt;span style="color:#CC66CC;"&gt;Antipatikim&lt;/span&gt; diyen takım arkadaşımızla birlikte bileğimizin hakkıyla kazandık :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir geçen akşam iftarı rüzgarlı bir bahçede yaptık :))) Garsona "Ne yemeği var acaba?" diye sorup "Günün yemeği!" gibi süper ötesi bir cevap alıp, bu müthiş yemek karşısında heyecanlara gark olduk :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;hecesiz kelimelerim, ölçüsüz hayallerim var benim...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sertab'ın dediği gibi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi2"&gt;Siz yine de incelikli davranın, benim kadar değilse de...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. Youtube'tan sonra izlesene ve vidivodo da kapanmış. Imeem bile kapanmış yahu! Böyle durumlarda proxy siteleri kullanıyor herkes. Bana ismiyle komik gelen ve akşamları değilse bile gündüzleri çok işime yarayan bir tavsiye de benden olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülcan: Abi annem bana bilgisayar aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emrah: Bırak onu Gülcan. Youtube'umuz yok bizim :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.emrahtube.com" target="_blank"&gt;http://www.emrahtube.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:)&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=L6THL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=L6THL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=TLmZL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=TLmZL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=M3RqL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=M3RqL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=z9Url"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=z9Url" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/390028951" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3001909901455017669/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3001909901455017669&amp;isPopup=true" title="5 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3001909901455017669?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3001909901455017669?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/390028951/this-is-life.html" title="this is the life" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/this-is-life.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUIDRHw_fSp7ImA9WxRSEEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-6776516676138485891</id><published>2008-09-10T23:11:00.002+03:00</published><updated>2008-09-10T23:12:55.245+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-10T23:12:55.245+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>bazen...</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/EQjFa8LNVU/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/EQjFa8LNVU/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="80" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=OXEmL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=OXEmL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=3UnCL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=3UnCL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=kYi5L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=kYi5L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=f8JKl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=f8JKl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/388987994" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/6776516676138485891/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=6776516676138485891&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6776516676138485891?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6776516676138485891?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/388987994/bazen.html" title="bazen..." /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/bazen.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkUFQXc9eip7ImA9WxRTFks.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3166018371666491516</id><published>2008-09-06T03:28:00.001+03:00</published><updated>2008-09-06T04:23:30.962+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-06T04:23:30.962+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>Ağlamak meselesi</title><content type="html">Maddelerin ve hazların dünyasında duygular her geçen gün önemini yitiriyor. "Duygusal davranma" uyarıları ardı ardına geliyor her daim. Duyguların suyu artık akmıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ne güzeldi diğer her şey gibi çocukluğumuzda, gülmek gibiydi ağlamak, nefes almak gibi. Her şeye ağlayabilen canlılardık o zamanlar. Kaybolan oyuncağımıza, geciken mamamıza, istediğimiz elma şekeri alınmadığında, en sevdiğimiz çizgi filmi kaçırdığımızda, sokak aralarında koştururken düşüp dizlerimizi kanattığımızda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla ağladığımız şeyler değişiyor. Büyüdükçe ve okul denilen o beton binalara girip çıktıkça arkadaşlar ediniyoruz ve sonra geride bıraktıklarımız ardından akıyor gözyaşlarımız. Sonra ilk aşkımız giriyor hayatımıza en masum haliyle. Bu en güzeli, en içteni büyüdükçe bizleri ağlatanlar arasında. Ve yavaş yavaş kavgalar giriyor hayatımıza. Doğru bildiklerimiz uğruna, kendi doğrularımız adına. İhanetleri görüyor, aldatılıyoruz. Ve büyüdükçe ölümle tanışıyoruz. O en sevdiklerimizi, türlü dertleri türlü güzel anları paylaştığımız dostlarımızı meçhule yolcu ediyoruz birer birer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadıkça gülüyoruz, ağlıyoruz, kızıyoruz, küfrediyor, üzülüyor, üzüyor, inciniyor, gidiyor, kalıyoruz. Yaşadıkça neler görüyoruz. 'Büyüdükçe' artık daha az ağlamaya başlıyoruz tüm bunların arasında. Büyük insanlar ağlamaz, erkekler hiç ağlamaz. İstatistikler, insanın yaşamı boyunca 95 litre, yani yaklaşık 10 kova gözyaşı döktüğünü söylüyormuş. En az altı yedi kovası, hayatımızın ilk 15-20 yılında olsa gerek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever ne güzel söylemiş, "İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine." diye. Ağlamaz mı sizce? Geride kalan günler, geride kalan insanlar. İyiki ile keşke arasında gidip gelen ruhlarımız, bize oyunlar oynayan aklımız. Söylediklerimiz, söyle(ye)mediklerimiz... Hayallerimiz, aşklarımız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz 'siz' olun ve büyümeyin. Akıllı davranmayın, tüm tavsiyelere kapatın kulaklarınızı ve kalbinizi, duygusal davranın! İçinizden geldiği gibi ağlayın. Özdemir Asaf ne güzel anlatmış o güzel dizelerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;Ağlamak, &lt;br /&gt;Unutmak kadar kolaydır inan. &lt;br /&gt;Sevin ağlayabiliyorsan, &lt;br /&gt;Sevin ağlıyorsan, &lt;br /&gt;Gül ağlayabiliyorum diye, &lt;br /&gt;Gül ağlıyorum, ağlıyorum diye. &lt;br /&gt;Sana birşey yapamam &lt;br /&gt;Ağlayamıyorsan...&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Ağlamak isyandır. İsyan ruhunu özgürleştirir. Akan her damla zehiri alır içinden, varlığın yeniden nefes almaya başlar. Ağlamazsan saf acı yerleşir tüm bedenine, hücrelerine. Ve artık ağlayamazsın bile. Bırak aksın tüm ihanetler, gidişler, dile gelmeyen, kalbine sığmayan, yanında olmayan her ne varsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının başlığıyla aynı adlı şiirinde ne güzel anlatmış Nazım Hikmet hüzünlü halimizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;Nasıl etmeli de ağlayabilmeli&lt;br /&gt;farkına bile varmadan?&lt;br /&gt;Nasıl etmeli de ağlayabilmeli&lt;br /&gt;ayıpsız,&lt;br /&gt;aşikare,&lt;br /&gt;yağmur misali?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neylersin alışkanlık,&lt;br /&gt;için kan ağlarken yüzün güler,&lt;br /&gt;dikilitaş gibi dinelirsin yine.&lt;br /&gt;Yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,&lt;br /&gt;anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar ağlamaktan bahsedince Sezen Aksu'nun o şarkısını buraya koymadan olmayacak. Sizi ağlatmak gibi bir niyetim yok ama mesele ağlamak ne de olsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/VuKZ8RcoDt/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/VuKZ8RcoDt/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="80" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Şarkıda söylediği gibi Minik Serçe'nin ağlamak güzeldir, utanmayın. Ağlamak gelip geçici şu dünyada her şeye rağmen varolmak demektir, insanca bir coşku, güzel bişeydir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle...&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=MpzsL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=MpzsL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=VQKtL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=VQKtL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=ofU6L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=ofU6L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=Vuxdl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=Vuxdl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/384661371" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3166018371666491516/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3166018371666491516&amp;isPopup=true" title="6 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3166018371666491516?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3166018371666491516?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/384661371/alamak-meselesi.html" title="Ağlamak meselesi" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/alamak-meselesi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEUGQ3czfCp7ImA9WxRTE0U.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-8225158619666247550</id><published>2008-09-02T23:09:00.000+03:00</published><updated>2008-09-02T23:10:22.984+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-09-02T23:10:22.984+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>zaten</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;img src="http://umit.kurt.googlepages.com/zaten.jpg" border="0" /&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=hXAbjL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=hXAbjL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=d2Ks8L"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=d2Ks8L" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=i605VL"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=i605VL" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=JRRugl"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=JRRugl" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/381670870" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/8225158619666247550/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=8225158619666247550&amp;isPopup=true" title="7 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/8225158619666247550?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/8225158619666247550?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/381670870/zaten.html" title="zaten" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/09/zaten.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CE8DQHg9eyp7ImA9WxRTEk0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-1648534911124674762</id><published>2008-08-31T20:05:00.001+03:00</published><updated>2008-08-31T20:14:31.663+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-31T20:14:31.663+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>Türkçe</title><content type="html">Aslında hiç yazmayı düşünmediğim bir anda yazıyorum bu konudaki düşüncelerimi. Eksik ya da yanlış anlatım olursa af ola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://televidyon.com/webrazzi" target="_blank"&gt;Webrazzi.tv&lt;/a&gt;'de Arda Kutsal'ın Golden Horn Ventures'in ortaklarından Mehtap Özkan ile yaptığı faydalı bir söyleşi var. İzlemediyseniz ve eğer internet girişimleriyle ilgileniyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçerik değil ama bende de rahatsız edici bir etkiye sebep olan şey Mehtap Hanım'ın konuşma tarzıydı. Fakat bunun tepkisini orada belirtmenin bir anlamı olmadığını düşündüğümden hiç yorum yazmadım ama yazanlar olduğunu da gördüm. Ben baktığımda iki yorum vardı ve ikisi de bu konuyla igiliydi. Sonra bu yorumların sayısı artmış. Bu Mehtap Özkan'ın özelinde yapılabilecek bir tartışma olmadığından keşke orada bu yorumlara girilmeseydi diye düşünüyorum ben hâlâ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakin başka bir blogta gördüğüm bir yazıda Türkçe hassasiyeti ile ilgili yapılan yorumlar için 'teessüfler' yazılması beni bu konuda iki satır dahi olsa bişeyler yazmaya zorladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ün "&lt;b&gt;Ne mutlu Türküm diyene!&lt;/b&gt;" sözünü çok seviyorum. Ancak bu kadar kusursuz bir ifade olabilir. "Ne mutlu Türke!" dememiştir Büyük Önder bilinçli olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jean-Paul Roux'un Kabalcı Yayınlarından çıkan &lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/115738/turklerintarihi.htm?sa=39669650" target="_blank"&gt;Türklerin Tarihi&lt;/a&gt; isimli kitabını tavsiye ederim sizlere. Kitaptan benim çok sevdiğim bir tanımı paylaşmak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;span class="yazi4"&gt;Türklerle ilgili kabul edilebilecek tek tanım dilbilimsel olandır.&lt;br /&gt;Türk, Türkçe konuşandır.&lt;/span&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Evet, yabancı dil bilgisi hepimiz için olmazsa olmaz. Dünyayla iletişim kurmak için ortak dilin İngilizce haline geldiği de bir gerçek. Özellikle bilişim dünyasında İngilizcenin hakim olduğu da. Ama bunu abartarak konuşurken laf arasına sıkıştırdığı bir kaç yabancı kelimeyle kendine ayrı bir hava katmaya çalışan ve bunu bilinçli olarak yapan tipler de hiç az değil. Ve bunu beni oldukça rahatsız ediyor. Konuşulan şeyin Türkçe kullanılabilecek bir karşılığı varsa ve özel bir deyim değilse neden Türkçe söylenmediğini hep merak ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihinde hiç sömürgeleşmemiş bir milletin kendi diline bu derece az önem veriyor olmasını anlayamıyorum. Maalesef Türkçeyi çok iyi kullanamıyorum ama bu konuda her zaman dikkatli olmaya çalışıyorum. Türk Dil Kurumu'nun yaptığı bazı kelime çevirileri çok saçma oluyor bunu da biliyorum. Bazı kelimelerin artık kalıplaştığını ve İngilizce olarak kullanmadığımız zaman kulak tırmaladığını da biliyorum. Ama tüm bunlar kendi dilimizin önemini azaltmıyor, aksine arttırıyor. Onu daha etkin, daha güzel şekilde kullanmamızı gerekli kılıyor. Fransızların dilleri konusunda ne kadar hassas oldukları hep anlatılır. Keşke laikliğini sürekli örnek aldığımız bu ülkenin bu hassasiyetini de kendimize örnek alabilsek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni aşan bu konuda eminim daha sayısız yazı yazılacak, tartışma olacaktır. Ben yazımı Atatürk'ün sözleriyle bitirmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi10"&gt;Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkı Türk Ulusu'dur. Türk Ulusu demek Türk dili demektir. Türk dili, Türk Ulusu için kutsal bir hazinedir. Çünkü, Türk Ulusu geçirdiği nihayetsiz felâketler içinde ahlâkını, ananelerini, hatıralarını, menfaatlerini, kısacası bugün kendi ulusunu yapan şeyin dili sayesinde muhafaza olduğunu görüyor. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Türk dili, Türk Ulusu'nun kalbidir, zihnidir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=fhqolK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=fhqolK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=nFufXK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=nFufXK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=tyHkPK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=tyHkPK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=ak1evk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=ak1evk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/379786276" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/1648534911124674762/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=1648534911124674762&amp;isPopup=true" title="6 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/1648534911124674762?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/1648534911124674762?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/379786276/trke.html" title="Türkçe" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/trke.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEIDR3c5eyp7ImA9WxRTEU8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-817466768604876143</id><published>2008-08-30T22:47:00.001+03:00</published><updated>2008-08-30T23:02:56.923+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-30T23:02:56.923+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>Düşmanı bulduk, biziz!</title><content type="html">Nereden çıktı peki bu söz bu akşam 30 Ağustos'la ilgili iki satır bişeyler yazmak isterken? Ne alakası var dimi? Aslında -bence- çok alakası var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seksen beşinci yılındaki cumhuriyetimizi böylesi önemli günlerde hâlâ 10ncu Yıl Marşı ile kutluyorsak ortada bir sorun var demektir bence. Cumhuriyetin ilk on yılında şartlar çok daha ağırdı, halk çok daha eğitimsizdi ama daha büyük bir coşku, daha büyük bir inanç vardı. Sanırım aradan geçen yetmiş beş yıl inançları, coşkuyu arttırmak yerine giderek eritti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldatanlar ve aldananlar diye ikiye ayırabiliriz bu toplumu. Birileri hep aldattı bizleri. Allah ile aldatanlar, Atatürk'le aldatanlar, herkese iki anahtar diyerek aldatanlar, altı kere gidip yedinci defasında da dönüp aldatmaya devam edenler vs... Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur, ikinci kez aldatırsa suç sizindir diye bir söz var ya, bizlere ne demeli bil(e)miyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış anlaşılmasın her seferinde bizden adam olmaz diye dem vuranlardan asla olmadım, asla da olmayacağım. Benim ülkeme, bu ülkenin insanlarına büyük bir sevgim, inancım var. Bağımsızlık mücadelesinde ve cumhuriyetin ilk yıllarında her şey daha zorken, imkânlar daha kıtken bu halk neleri başardı. Bugün toplumu kutuplaştırmaya çalışanlara, toplum mühendislerine inat tüm farklılıklara rağmen her şeyin güzel olacağına tüm kalbimle inanıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat aklım ortada sorunların olduğunun bilincinde. Bişeylerin değişmesi gerektiğini, bişey yapmak gerektiğini biliyorum. Ne mevcut iktidarla, ne de muhalefetle ülkemin hak ettiği yarınlara erişebileceğini düşünmüyorum. Keşke biraz olsun Atatürk'ün yönetim anlayışından, ideallerinden dersler çıkarabilse siyasilerimiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En başta giderek körüklenen farklılıkların katı bir kutuplaşmaya dönüşmemesini diliyorum Büyük Taarruz'un yıldönümünde. O gün canlarını bu toprakların, bizlerin bağımsızlığı uğruna verenlere yaraşır günleri görebiliriz umarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl 30 Ağustos'ta yayınladığım &lt;a href="http://www.umitkurt.com/2007/08/30-austos.html" target="_blank"&gt;yazıya&lt;/a&gt; baktım şimdi ve o yazıdan bir bölümü burada tekrar etmek istiyorum. Emekli Orgeneral Faruk Cömert ne güzel ifade ediyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi4"&gt;Atatürk ilke ve inkılaplarının ışığında ve vatan sevgisinin bütünleştirici atmosferinde; demokratik olgunluğumuzu pekiştirdiğimizde, birbirimizden kuşku duymak yerine birbirimizi daha iyi anlamaya çalıştığımızda, sorunlarımızı açık yüreklilikle konuşarak, düşüncelerimizin farklılığından kaynaklanan dinamizmi harekete geçirebildiğimizde, terörün son bulması ve yaşam standardımızın yükseltilmesi de dahil, ülkemizin bütün problemlerinin üstesinden gelmemiz hiç de zor olmayacaktır. Bu konuda, özellikle devletin üst kademelerinde bulunan herkese, büyük görevler düştüğüne inanıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zafer Bayramımız kutlu olsun!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=SlhZUK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=SlhZUK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=pOey1K"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=pOey1K" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=jh0lHK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=jh0lHK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=4dTV9k"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=4dTV9k" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/379139366" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/817466768604876143/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=817466768604876143&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/817466768604876143?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/817466768604876143?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/379139366/dman-bulduk-biziz.html" title="Düşmanı bulduk, biziz!" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/dman-bulduk-biziz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUIEQXs8eyp7ImA9WxdaFk0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-5706263913046680349</id><published>2008-08-24T22:21:00.003+03:00</published><updated>2008-08-24T22:51:40.573+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-24T22:51:40.573+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>pazar şarkısı</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/h1FNZJOpMw/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/h1FNZJOpMw/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="80" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Pazar yazısı yazmak isterdim ama bu aralar pek yazamıyorum, o nedenle şarkıyla idare edin :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bişeyler karaladım ama sildim şu an onları :) Gereksiz laf kalabalığı olacaktı hepsi de. Önemli şeyler değildi, merak etmenize hiç gerek yok yani :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen yazmamak daha iyi galiba. Gerçi bu 'bazen' öyle bir uzadı ki benim için sanırım artık kalıcı bir hal aldı. Son birkaç ayda yazdıklarımın miktarıyla daha önceki aylarda yazdıklarımın miktarlarına bakınca daha iyi anlaşılıyor her şey. Zaten önemli olan nicelik değil nitelik :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bir arkadaşımla msn'de yazışırken nasılsın gibisinden bir sorusuna "eh işte!" deyince o neden diye sordu ve ben de beklentilerimden dem vurdum. O bir gülümseme ifadesi gönderip "beklentilerini azalt, ben öyle yaptım!" dedi. Az önce aklıma bu geldi. Beklenti dediğimiz şey hayallerimiz değil midir aslında? Ben hayallerimi azaltamam, azaltırsam ben olamam! Beni ben yapan ana unsurlardan biridir hayallerim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, herkese iyi geceler ve hayallerinin gerçekleştiği haftalar diliyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle,&lt;br /&gt;u:&lt;br /&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=hEkhjK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=hEkhjK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=ywioTK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=ywioTK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=gGjptK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=gGjptK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=NDBfPk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=NDBfPk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/373643504" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/5706263913046680349/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=5706263913046680349&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/5706263913046680349?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/5706263913046680349?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/373643504/pazar-arks.html" title="pazar şarkısı" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/pazar-arks.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0IERH4yeyp7ImA9WxdaEEU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3538848433341972411</id><published>2008-08-18T20:42:00.000+03:00</published><updated>2008-08-18T20:45:05.093+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-18T20:45:05.093+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>her ne olursan ol</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;img src="http://umit.kurt.googlepages.com/herneolursanol.jpg" border="0" /&gt;&lt;/center&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=RXqWjK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=RXqWjK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=jaH8TK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=jaH8TK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=iwL6KK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=iwL6KK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=yOrIOk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=yOrIOk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/368290939" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3538848433341972411/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3538848433341972411&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3538848433341972411?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3538848433341972411?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/368290939/her-ne-olursan-ol.html" title="her ne olursan ol" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/her-ne-olursan-ol.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D08BR3szcSp7ImA9WxdbGUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3917412309181303609</id><published>2008-08-17T20:33:00.003+03:00</published><updated>2008-08-17T20:57:36.589+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-17T20:57:36.589+03:00</app:edited><title>hayal(et)</title><content type="html">Bir hayalet gördüm, hayal ettiğim gibiydi. Gördüğüme mutlu oldum bir saniyelik bir bakış için bile olsa. Korktum, bakamadım bi daha. Başka bir hayaletle mi karıştırdım acaba diye düşündüm sonra caddenin karanlık ve kalabalığında ama nafile. Zaman ne kadar kahpeleşebiliyor zaman zaman. Bir ömür geçiyor farkına varmadan ama bir saniye... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gurbet. Gurbet insanın içinde büyüttüğüymüş aslında. Mekândan bağımsız, insanlarla alakasız. Gurbet, yalnızlık demek değilmiş. Kalabalıklar arasında yalnız olmak demek hiç değilmiş. Ne menem şeymiş şu gurbet. İçimde büyü(r)müş hissettirmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avni babaya söz vermek de nafile. Gittiğimizin haftası olmadan döndük. Döndük dememek lazım aslında. Hal hatır sorduk, geçerken uğradık. Benim sözlerim, Kehitystis'in satırları faydasız aslında. Ahmet Telli ne güzel anlatmış. Madem uğradık, onun bir şiirini hatırlatmakta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;hayatın devraldığı&lt;br /&gt;sessiz bir özsudur acı&lt;br /&gt;birikir yüreğinin kıvrımlarında&lt;br /&gt;ve ağar gözlerine ağır ağır&lt;br /&gt;bulutlar yere inmiştir artık&lt;br /&gt;ya da gurbettesindir&lt;br /&gt;unutma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir hayalet gibi kapındadır&lt;br /&gt;yalnızlık denen şey&lt;br /&gt;ufkun kararabilir birden&lt;br /&gt;için çölleşebilir&lt;br /&gt;kaçışın bile bir adımdır&lt;br /&gt;ya da dönüşündür kendine&lt;br /&gt;unutma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sayfası kederle kararan&lt;br /&gt;bir hüzün defterine döner günler&lt;br /&gt;ve her sabah "merhaba hüzün"&lt;br /&gt;"merhaba yalnızlık"&lt;br /&gt;diyerek başlarsın hayata&lt;br /&gt;ama hayat bağışlamayacaktır seni&lt;br /&gt;unutma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstelik günlüğü yoktur hüznün&lt;br /&gt;hiç bir zaman da tutulmayacaktır&lt;br /&gt;serüvenlerin yorgun yeniği&lt;br /&gt;elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün&lt;br /&gt;ya da hasta bir tanıdıktır ancak&lt;br /&gt;hepsi o kadar&lt;br /&gt;unutma&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Bir başka vakitte eklensin diye saklanan konuyla tamamen alakasız bir şarkıyı da gitmeden bırakıp öyle gitmekte fayda var. Seneye kadar bir daha uğramak yok, sözüm söz! Pazar pazar "ah ulan" dedirtip gidiyorum arkamdan ama affola...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/p0jsCPkNqJ/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/p0jsCPkNqJ/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="80" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=FYv33K"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=FYv33K" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=P2815K"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=P2815K" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=5Es4LK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=5Es4LK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=F1pfDk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=F1pfDk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/367413343" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3917412309181303609/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3917412309181303609&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3917412309181303609?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3917412309181303609?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/367413343/hayalet.html" title="hayal(et)" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/hayalet.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUIDQHk4fyp7ImA9WxdbFUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-4520973228850295609</id><published>2008-08-12T23:36:00.002+03:00</published><updated>2008-08-12T23:39:31.737+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-12T23:39:31.737+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><title>Evolution of Wedding Dance :)</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;iframe src="http://www.snotr.com/embed/1299" width="450" height="350" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle dans edene kadar evlenmiycem :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım hiç evlenemiycem :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hehe :))&lt;/center&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=o1bsJK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=o1bsJK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=UItBLK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=UItBLK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=jspQ8K"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=jspQ8K" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=cS9b9k"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=cS9b9k" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/363256419" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/4520973228850295609/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=4520973228850295609&amp;isPopup=true" title="22 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/4520973228850295609?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/4520973228850295609?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/363256419/evolution-of-wedding-dance.html" title="Evolution of Wedding Dance :)" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/evolution-of-wedding-dance.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUEFSXc9eip7ImA9WxdbFE0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3187244489009460706</id><published>2008-08-11T00:13:00.003+03:00</published><updated>2008-08-11T00:26:58.962+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-11T00:26:58.962+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Karalamalar" /><title>Avni babayla hasbihâl</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="80"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/cyoGUndvpO/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/cyoGUndvpO/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="80" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;- Gel otur şuraya baba, iki dertleşelim, hasbihâl edelim seninle.&lt;br /&gt;- Anlat sen koçum, ben evvela bizim ortaları hazır edeyim.&lt;br /&gt;- Oooff be baba. Kaç yaşına geldin, herkes bilir elinden kitabı eksik etmediğini, kimler geçti bu kahvehaneden, neler gördün. Şimdi sana bir soru hayat ilminden.&lt;br /&gt;- Sınava da çekiyor hergele bizi. Sor bakalım sorunu.&lt;br /&gt;- Yok Avni baba, haddime mi? Benimkisi kendi doğrumu teyit ettirmek babında. Hayvanların en iğrenci hangisidir bu alemde?&lt;br /&gt;- Anlaşıldı senin derdin var, benim de seninle derdim var sabahın kör karanlığında. Al şu kahveni önce, sonra anlat bakalım nedir alıp veremediğin insanlarla?&lt;br /&gt;- Eyvallah babacım, sağolasın. Herhalde sorunun cevabını da almış oldum kahveyle birlikte.&lt;br /&gt;- Geç şimdi bu sualleri, mevzuya kestirmeden girelim bu gecelik.&lt;br /&gt;- Nasıl bu kadar nankör olabiliyor insanlar baba?&lt;br /&gt;- Aman evlat bu mudur yani derdin? Ben genetikten falan anlamam ama genetiği bozulmuş göverti bizim de genetiğimizi bozuyor diyorum bazan. Lakin sonra kızıyorum kendime. En çok da eskiden şöyle olurdu diye başlayan her cümleme öfkeleniyorum. Eskiden de aynıydı insanlar. İnsanoğlu çiğ süt emmiş evlat. Hısım, hasım, eş, dost, sevgili hak getire. Hepsi çiğ süt emmiş. Eskiden de böyleydi, şimdi de böyle. Yoklukta varlık bulana kadar da böyle sürer bu.&lt;br /&gt;- Hiç mi etkisi yok bugünümüzün insanlara olumsuz tesiri?&lt;br /&gt;- Elbette var. Her zamanın kendine has özellikleri var. Sen tarihi sadece padişah isimlerinden, okulda ezberletilen savaşlardan mı müteşekkil sanıyorsun. Bin yıl öncede insanlar ekmek parası için çalıştılar, çabaladılar. Soylarını devam ettirdiler. Aşık oldular, yandılar. Aldatıldılar. Öldürüldüler. Dolandırıldılar. Sanki binlerce yıl uzak görünen daha dün denebilecek tarihimizde, Osmanlı'da neler yaşandı biliyor musun? Ezberini bozup hiç merak ettin mi bu insanlar nasıl yaşadılar? Padişahları bildin sen, Küçük Asya'daki köylüyü değil, İstanbul'daki zaptiyeyi değil.  &lt;br /&gt;- Ama...&lt;br /&gt;- Kesme lafımı!&lt;br /&gt;- Kusura bakma Avni baba.&lt;br /&gt;- Bugün de elbet var bişeyler ama dünden gelen şeyler. Tarihi boyunca insanın yakasına yapışmış illetler bunlar. Mars'a ulaştı diyoruz insanoğlu. Sor bakalım yanındaki insana ulaşabilmiş mi? Konuşmak, hal hatır sormak, selam yollamak kolaylaşıyor gün geçtikçe ama biz uzaklaşıyoruz birbirimizden aksi istikamette. &lt;br /&gt;- Yalan dünya. &lt;br /&gt;- Ne gerçek ne yalan, dünya olduğu gibi. Biz şekil veriyoruz ona.&lt;br /&gt;- Ya baba, bir dediğime de itiraz etme kulun olayım, zaten dertliyim. &lt;br /&gt;- İçelim birer tane kahve daha.&lt;br /&gt;- Çok iyi olur Avni baba.&lt;br /&gt;- İyi bakalım.&lt;br /&gt;- Bi soru daha sorayım sana müsaadenle.&lt;br /&gt;- Estağfurullah.&lt;br /&gt;- Hiç aşık oldun mu baba?&lt;br /&gt;- Lan sen yok musun hergele...&lt;br /&gt;- Aldım gene cevabı.&lt;br /&gt;- Bekle iki dakka, şu kahveleri getireyim.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;- Bak şimdi neleri getirdin aklına bu ihtiyarın. &lt;br /&gt;- Neleri? Yoksa kimleri diye mi sormalı?&lt;br /&gt;- Âşık Veysel ne güzel ifade etmiştir aşkı bilir misin?&lt;br /&gt;- Bilmiyorum Avni baba, nasılmış aşkın tarifi?&lt;br /&gt;- Seversin, kavuşamazsın, aşk olur.&lt;br /&gt;- Ooff ulan... Bi büyük olacaktı şimdi, ona danışacaktık aslında.&lt;br /&gt;- Zaten içmişsin içeceğini. Otur oturduğun yerde, iç kahveni. Başka vakit akşam serinliğinde gelirsin, bi büyüğe de danışırız.&lt;br /&gt;- Sağol baba. Dönelim soruya, daha doğrusu cevaba. Yakışıklı adamsın Avni baba sen, az çok paran da var. Bazen ihtiyarlar konuşurken kulak misafiri oluyorum, az çapkın da değilmişsin hani gençliğinde.&lt;br /&gt;- Gençlik hayatın sonunda olmalıydı, ondan ancak o zaman yararlanırdık demiş bir âdemoğlu vaktinde. Çok da güzel demiş. Benimkisi de herkesinki gibi bir hayat hikayesi. Acısı da var, tatlısı da. Güzeli de var, çirkini de. Dostu da, hasmı da, aşkı da.&lt;br /&gt;- E peki kimdi bu sevip kavuşamadığın? Neden kavuşamadın?&lt;br /&gt;- Nedenler bin bir türlü. Türlüydü. Hepsi artık bu ihtiyarın kendine oyunlar oynayan hafızasının bulanık sularında izini kaybettiriyor. Bir tek kalbindeki kesik duruyor. &lt;br /&gt;- Bu mevzuyu kapatsak daha iyi olacak sanırım. Ezan okunuyor, sabah ettik gene.&lt;br /&gt;- Ettik valla. Yedi tepeli şehrimde kimisi sabah ayazında camiye yetişme telaşında, kimi Beyoğlu'nda sabahı ettikten sonra sıcak bir çorba telaşında, kimi sıcak yatağında uykusunda. &lt;br /&gt;- Seviyorum bu şehri baba.&lt;br /&gt;- Bilmukabele. Biz ne diye oturduk bu masaya, neler konuştuk. Derdin ne senin oğlum? Anlat bakalım, belki bir faydam dokunur. Hiç olmazsa ortak olurum sırrına.&lt;br /&gt;- Yaş geldi geçiyor Avni baba.&lt;br /&gt;- Lan ezan vakti açtırma ağzımı. Daha yaşın kaç senin hergele. &lt;br /&gt;- Kızma baba.&lt;br /&gt;- Kızdırma o zaman sen de. Hayat her şeye ve herkese rağmen güzel. Tadını çıkar, ayrılık vakti geldi mi dönüşün olmayacak. Kıymetini bil.&lt;br /&gt;- Haklısın.&lt;br /&gt;- Madem haklıyım, o zaman asma suratını. Yaşadığına şükret. Gülümse. En bedavasından mutluluk kaynağı bir tebessüm. Benim yanıma da uğrama kati suretle seneye kadar. Gez dolaş. Bu şehir eşsiz bir hazinedir, eşsiz güzelliklerin şehridir. Hüznün şehridir ama illaki aşkın şehridir.&lt;br /&gt;- Emir telakki ederim babacım.&lt;br /&gt;- Yok evladım, sen bunları yetmişine merdiven dayamış ihtiyarın damıtılmış hayat tecrübeleleri olarak gör. Kendin için yap bişeyler yapacaksan. Yoksa ne gam. Senin gibi sabahın şu saatine kadar konuşacak bir ahbabım olmuş, daha ne isterim. Ama yazık gençliğine.&lt;br /&gt;- Eyvallah Avni baba. Doğru diyosun. &lt;br /&gt;- Saat de epey oldu. Hadi yolcu yolunda gerek. Çok vakit sonra kaldığımız yerden devam ederiz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=Vx1zKK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=Vx1zKK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=GNvCpK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=GNvCpK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=uq5mNK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=uq5mNK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=2q7tRk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=2q7tRk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/361362036" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3187244489009460706/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3187244489009460706&amp;isPopup=true" title="4 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3187244489009460706?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3187244489009460706?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/361362036/avni-babayla-hasbihl.html" title="Avni babayla hasbihâl" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/avni-babayla-hasbihl.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0QFQns-fCp7ImA9WxdbE0w.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-6314226439433094124</id><published>2008-08-09T22:44:00.002+03:00</published><updated>2008-08-09T22:48:33.554+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-09T22:48:33.554+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>iki yabancı</title><content type="html">Aşağıdaki yazı Rengin Soysal'ın &lt;a href="http://www.taraf.com.tr" target="_blank"&gt;Taraf&lt;/a&gt; gazetesinde 26.07.2008 tarihinde yayınlanmış &lt;a href="http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?id=30" target="_blank"&gt;yazısıdır&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;hr/&gt;&lt;br /&gt;Kim, bir zamanlar çok yakın olmuş iki kişi kadar yabancı olabilir ki birbirine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar ağır, derin ve koyu bir yabancılığı başka kim hissedebilir yekdiğerine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolların ayırdığı, yılların ayırdığı zamanlarda bile asla duyumsamadığınız o ürkütücü mesafe, o yüreğinizi donduran soğukluk nasıl yerleşir aranıza…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışlarınız karşılaştığında neden karanlık bulutlarla kaplanır gözleriniz, niçin öylesine sert bir rüzgâr eser de üşür içiniz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık ne o size güvenir ne siz ona güvenirsiniz ve gerçek güvensizlik birine güvenmemek değil o birinin size güvenmediğini bilmektir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güvensizliği yaratan birbirinize dair kanaatlerinizin değişmesidir; biriniz ötekinin söylediğiniz yalanı anlamayacağını, anlarsa da hâlâ ona hoşgörü göstereceğini sanarak yanılmıştır, biriniz doğruyu söylediğinizde öbürünün bunu anlayacağını ve hak vereceğini umarak belki de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraberken söylenen yalanlardan çok daha fazla yaralar insanı ayrıyken söylenen yalanlar halbuki… Çünkü içinde bir kendini savunmadan, sevgiliyi avutmadan ziyade karşısındakini küçümsemeyi saklar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle durumlarda iki çift göz aynı anda açılır, bakarlar ki ortalarında çok büyük bir uçurum vardır; onlar o uçurumun iki ucunda şimdi iki yabancıdır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayretle süzerlerken birbirilerini, içi burkulur birinin, öfkelenir beriki… Öfkeli olan muhtemel ki “ne hakkı olduğunu” düşünür diğerinin onun hayatına “karışmasına”… Bilmez ki zaten esas mesele, istemeden “o hayata karıştırılmış” olmasıdır kırgın görünenin… Kesin olan her ikisinin de zamanında yanlış değerlendirmeler yapmalarıdır karşılıklı… Birincisi zekâsına sonsuz güvenip sevdiğinin, tek söz etmeden bile kavrayacağına inanmıştır her şeyi… İkincisi ise fazlasıyla “saf” bulup kendisini seveni, kaale almaz onun sezdiklerini, sanır ki o rıza gösterecektir her role, ona biçtiği…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duygularını güçlü yaşayanlar hep biraz “naif” bulunur. Oysa zekâ yoksa duygular yoktur, ne kadar zekiyse insan ancak o kadar duyguludur… Ama zekâ parlak ışığını duyguların kontrolüne mutlaka vurur… Doludizgin saldırmaz, için için kaynasa da dışarıya serin durur…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç tanımadığınız, hiç tanışmadığınız, âdetlerinden habersiz olduğunuz, dilini bilmediğiniz kimselere hissettiğinizden dahi daha keskin bir yabancılıktır yaşadığınız… Zira yabancılık bir halin öncesini belirlemez, aslında sonrasıdır… İrtibatınız olmamış herkes potansiyel bir yakınlık ihtimali taşır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakınlığın ardından doğan uzaklık fakat, gittikçe açılan doldurulamaz bir boşluktur… İki insan arasında olabilecek en büyük yakınlık tadılmış ve nihayete ermişse, atılan adımlar kaçınılmaz biçimde aksi istikametlere doğrudur…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak hisler kalmışsa geride, galiba bunu korumanın yolu istemediği konumlara çekmemektir birbirini ve denememektir neleri kaldırabileceğini…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biten bir şey yeniden başlamaz, aynı şey iki kere yaşanmaz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi biter güven kalırsa yabancı olunmaz yine de, sadece güven zedelendiğinde ılık duygular yüz tutar serinlemeye… Konuşurken sözler sanki havada asılı kalır… Her sözün arkasında farklı ve maksadını aşan bir anlam aranır… Yavaş yavaş söner ışıkları, tenin altından çok derinlere inip kaybolur bir yerlerde duygularınız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkönce bakışlar yabancılaşır, kurulaşır kelimeler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yabancısınızdır artık, bir daha aynı dilden konuşamazsınız…&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=F8ysxK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=F8ysxK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=AyAmGK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=AyAmGK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=KhcpZK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=KhcpZK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=iBqa3k"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=iBqa3k" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/360540773" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/6314226439433094124/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=6314226439433094124&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6314226439433094124?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6314226439433094124?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/360540773/iki-yabanc.html" title="iki yabancı" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/iki-yabanc.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEIAQXo_eyp7ImA9WxdUGEU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-3614979399725147690</id><published>2008-08-05T00:49:00.001+03:00</published><updated>2008-08-05T00:49:00.443+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-05T00:49:00.443+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="video" /><title>alev alev çerağız biz</title><content type="html">&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/052mAxjzZX/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/052mAxjzZX/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=L0UDUK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=L0UDUK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=neM92K"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=neM92K" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=gSnNkK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=gSnNkK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=wrZg2k"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=wrZg2k" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/355726303" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/3614979399725147690/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=3614979399725147690&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3614979399725147690?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/3614979399725147690?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/355726303/alev-alev-eraz-biz.html" title="alev alev çerağız biz" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/alev-alev-eraz-biz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0EERn85eip7ImA9WxdUGEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-9096340369807371211</id><published>2008-08-04T22:27:00.000+03:00</published><updated>2008-08-04T22:53:27.122+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-08-04T22:53:27.122+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>Mütereddit duygulanımlar</title><content type="html">İçindekini anlatmak imkansız gibiydi. Kendisi de bilmiyordu. Bir boşluk gibiydi ama her zerresine kadar doluydu. Aradığı bir şey var gibiydi ama aramıyordu da. Beklediği var gibiydi ama neyi beklediğini bile bilmiyordu. Günler mi kısalmıştı yoksa akşamlar mı uzamıştı? Bir dostluğun kıymetini ölçmek mümkün müydü? Sıradanlaşmak neydi? Dostluklar sıradanlaşır mıydı? Kaldığı yerden devam edebilir miydi? Aşk neydi? Gözlerini kapatmıştı ama her şeyi görür gibiydi. Açtığı zaman mı görmüyordu? Kalmak neye yarardı?  Dün bitti, yarın belirsizdi. Bugün neydi peki? Giden midir yoksa bırakan mıdır? Her dizesi ayrı bir roman gibiydi. Kahramanı kimdi? Nefretle yıkanan bir kalp. Özlemle kutsanan bir hayat. Yangınlar, yıkımlar. Ciğerlerini kaybeden topraklar. Ateşten gömlek. Mütecaviz tavırlar. İnsan hayvanların en iğrenç olanı mıdır? Yedek Subay Ahmet Celâl. Bugün İstanbul'da Kozluk'u görsen ne düşünürdün Celal Paşa'nın oğlu?&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=1pRbyK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=1pRbyK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=LF5jaK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=LF5jaK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=gAr8wK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=gAr8wK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=FCjVpk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=FCjVpk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/355633504" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/9096340369807371211/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=9096340369807371211&amp;isPopup=true" title="5 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/9096340369807371211?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/9096340369807371211?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/355633504/mtereddit-duygulanmlar.html" title="Mütereddit duygulanımlar" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/08/mtereddit-duygulanmlar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck4FQHw7fSp7ImA9WxdUE0g.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-6098524519410183898</id><published>2008-07-27T21:19:00.003+03:00</published><updated>2008-07-29T20:01:51.205+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-07-29T20:01:51.205+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şiir / yazı" /><title>Neydi mutluluk?</title><content type="html">&lt;img style="display:block; margin:0px auto 0px; text-align:center;" src="http://bp0.blogger.com/_RWL8exxey7I/SIyzCTEhjpI/AAAAAAAAAn8/MHRafEM3XMw/s400/mutluluk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227750119530663570" width="450px" height="300px"/&gt;&lt;br /&gt;İnsanların birbirlerine toplu olarak gönderdikleri e-postalara hiç bir zaman ısınamadım. İçinde yazılanlar ne kadar anlamlı, ne kadar komik ya da ne kadar önemli olursa olsun hepsi okunmadan silinirler çok büyük olasılıkla. Gerçekten okumama değer bişeyse ben bir şekilde okurum ya da bir arkadaşım mutlaka 'bana özel' bir şekilde bildirir bunu. Geçen gün posta kutumda konusu "Mutluluk" olan ve başında 'Fw:' ibaresi olmayan bir e-postayı acaba ne diyerek açtım. Durumu farkedip hemen silecek iken e-postayı, bu iki fotoğrafı gördüm. Bir an duraksadım. Bakmaya devam ettim fotoğraflara. Neler geçti içimden, neler düşündüm o kısa anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahiden neydi mutluluk bizim için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu zaman para &lt;b&gt;çoğumuz&lt;/b&gt; için. Mutluluk paraya endeksli bir meta haline dönüştükçe kaybettik belki de mutluluğumuzu. Paramız olsaydı her şey daha güzel olacaktı, daha mutlu olacaktık... diyerek kandırdık kendimizi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka ülkeler görmek, farklı kültürler tanımaktı bazımız için mutluluk. Her gittiği ülkede yeni hayatlar keşfetmek, bilmediği şeyler öğrenmek. Favori mekanlar hep bilindik yerler oldu hayallerimizde dahi. Londra, Paris, Amsterdam, New York, Tibet, Hindistan, Uzakdoğu vs...vs... Ben hep ismi duyulmamış yerlere gitmeyi hayal etmişimdir. Haritadan tesadüf eseri seçip bilinmeze doğru gitmek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı zamanlar &lt;b&gt;hepimiz&lt;/b&gt; için mutluluk &lt;b&gt;tek bir kişi&lt;/b&gt; olur. Dünya denilen bu gezegende bizim için hayat onunla başlamıştır. Başka da insan yoktur zaten onun dışında bu gezegende. Sevilmeye layık tek varlıktır o. Gülüşü, gözleri, sözleri, söylemedikleri, yalanları, kıskançlıkları. Ne mükemmel bir varlıktır o. Derken an gelir şey manasını yitirir. Nasıl tahammül etmişim? Hep yalan söylerdi zaten. Hiç güzel/yakışıklı değildi zaten. Bu ve bunun gibi daha pek çok anlamsız sorularla, sitemlerle rüyadan uyandırırız kendimizi bir dahaki rüyaya kadar. Aşkın da tıpkı mutluluk gibi içini boşaltarak, aşkların bile sıradanlaştığı bir dönemde yaşıyor olmanın faturasını ödüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu olmak için başarılarla dolu bir kariyer sahibi olmak lazım. Öyle değil mi? Yarış atı sendromu yaşıyoruz hepimiz, çocukluk ve gençlik çağlarımızda, en güzel yıllarımızda. Ödevlerimizi yapmamız da yetmiyor, dershanelere gidiyor, seviye belirleme sınavlarına girip çıkıyoruz mütemadiyen. İlköğretimde geçen yıllardan liseye geçiş yapınca da bir şey değişmiyor. Bu sefer hayatımızın sınavına(!?) hazırlanıyoruz. Üniversitede de çok çalışmak gerek. Ve işte üniversite bitti. Şimdi iş bulmak lazım. Yeni mezun olarak çok çalışıp kariyer yapmak gerekli. Sonra kariyer basamaklarını sırasıyla yükselmek, yükselmek, yüksel, yük... Hayatımızın en güzel yılları da bu şekilde geçiyor mutlu olmak namına!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailemiz. Mutluluk kaynağımız. Annemiz bizi hep dinler. Bizden çok bizi düşünür. Babamız ailesi için her türlü  fedakârlığı yapar. Abimiz, ablamız bizi hep sever, korur. Ne bahtiyarızdır onların yanında. Ne kadar idealize ettim değil mi? Böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Ailelerde de işler hep iyi gitmeyebiliyor. En mutlu gözüken aileler de bile ne kasırgaların koptuğunu sadece aile fertleri bilir. Ailelerimiz özeldir hepimiz için. Öyle de olması gerekiyor bence. Ama mutluluğu ailede aramak, bence onlara haksızlık yapmakla eşdeğer oluyor. Yaşanan acı tatlı her şeyden sonra birbirinin kıymetini bilmek aslolan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye boşuna denmemiş. Kendimizin bile anlam veremediğimiz davranışlarımıza anlamlar yükleyip yol gösteren, başarılarımızda arkamızda gururla gülümseyen, ihtiyacımız olduğunda yanımızda dimdik duran ve yanlışlarımızda karşımıza geçip en acı gerçekleri, küfürleri esirgemeyen dostlarımız. Onlar ki, varlıkları çölün orta yerinde kana kana buz gibi sulardan içmeye, yoklukları ıssız maviliklerde pusulasız yönümüzü tayin etmeye benzer. Ama ya kaybettiklerimiz? Söylenen yalanlar, oynanan oyunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha çoğaltabilirim bunları belki ama gerek yok. Çünkü mutluluk, hepsi ve hiç birisi aslında ne yazarsak yazalım. Güzel 1 insan şöyle yapmıştı &lt;a href="http://serapkoc.blogspot.com/2008/04/akarken.html" target="_blank"&gt;bir yazısında&lt;/a&gt; mutluluğun tanımını: "Anlık 1 zaman dilimi içinde ihtiyaç duyduğunuz şeyin gercekleşmesiyle hissettiğiniz duygudan ibarettir ve insanı yaşama bağlayan en güçlü duygulardandır." Kesinlikle katılıyorum. Ama bir kaç şey eklemek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk aslında çok basit şeylerle de mümkün. Bir çocuğun küçücük bir oyuncakla mutlu olması gibi, bir ihtiyarın sıcak bir kap yemekle yüzüne yerleşen tebessümde olduğu gibi. Sanal* ihtiyaçlarımızı, sanal aşklarımızı, sanal arkadaşlarımızı, sanal ilişkilerimizi bir kenara bırakıp gerçekten ihtiyaç duyduklarımızla, bizi gerçekten sevenlerle, yalansız gerçeklerle yaşadığımız ve basit şeylerle mutlu olmayı becerebildiğimiz sürece mutluluk bize çok yakın. Önce kendi içimizde mutluluğu hissetmeli, yaşamalı. Sonra da bunu herkesle ve her şeyle sevgiyle paylaşmalıyız. O zaman bu dünya daha yaşanabilir bir yer haline gelir belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu bir hafta diliyorum hepinize :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle,&lt;br /&gt;u:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi1"&gt;&lt;b&gt;* Sanal:&lt;/b&gt; TDK sözlüğüne göre gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=JcYh0K"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=JcYh0K" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=GejkgK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=GejkgK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=edA3SK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=edA3SK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=A9kyuk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=A9kyuk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/347645056" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/6098524519410183898/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=6098524519410183898&amp;isPopup=true" title="14 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6098524519410183898?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6098524519410183898?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/347645056/neydi-mutluluk.html" title="Neydi mutluluk?" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://bp0.blogger.com/_RWL8exxey7I/SIyzCTEhjpI/AAAAAAAAAn8/MHRafEM3XMw/s72-c/mutluluk.jpg" height="72" width="72" /><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/07/neydi-mutluluk.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUEAR3g6cCp7ImA9WxdUEUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-6515896255212162798</id><published>2008-07-20T21:37:00.002+03:00</published><updated>2008-07-27T21:34:06.618+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-07-27T21:34:06.618+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>i see your true colors</title><content type="html">Bu aralar sürekli şarkı(lar) eklemek istiyorum. Kendimi zor tutuyorum bilemezsiniz :) Yazacak çok şey var aslında. Bu akşam niyetim bir pazar yazısıydı ama olmadı. Uzun uzun yazamasam da ve hepsini zaten biliyor olsanız da şunları kısa kısa maddeler halinde söylemek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Her insan &lt;b&gt;'tek ve özel'&lt;/b&gt; bu dünyada.&lt;br /&gt;- İzin vermediğimiz hiç kimse bizi &lt;b&gt;incitemez.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- İntikam ve kin duyguları en çok insanın &lt;b&gt;kendisine&lt;/b&gt; zarar verir.&lt;br /&gt;- Harekete geçmeden hiç bir yere &lt;b&gt;varamazsınız&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;- Kendinizi değiştirebilirsiniz, &lt;b&gt;başkalarını&lt;/b&gt; değil.&lt;br /&gt;- İnsanları &lt;b&gt;beklentilerinize&lt;/b&gt; göre yargılamayın.&lt;br /&gt;- Bu dünyadaki en büyük güzellik ve bir insan için en büyük zenginlik &lt;b&gt;gerçek sevgidir&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;- &lt;b&gt;Şükredin!&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;object width="420" height="364"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xihvm&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xihvm&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="364" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Herkes için güzel bir hafta olması dileğiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle,&lt;br /&gt;u:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=PRMRCK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=PRMRCK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=P24hUK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=P24hUK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=5YSGlK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=5YSGlK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=ecSVLk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=ecSVLk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/340855524" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/6515896255212162798/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=6515896255212162798&amp;isPopup=true" title="4 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6515896255212162798?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/6515896255212162798?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/340855524/i-see-your-true-colors.html" title="i see your true colors" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/07/i-see-your-true-colors.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEINQX0yfCp7ImA9WxdVEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-9899555.post-8417353945559394384</id><published>2008-07-15T22:50:00.003+03:00</published><updated>2008-07-15T23:09:50.394+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2008-07-15T23:09:50.394+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel" /><title>Gracias a la vida</title><content type="html">Yaz gelince bir düğünler başlıyor bir de konserler. Dün akşam Yasmin Levy'i ağırladı Esma Sultan. Gidemedim. Gitmek istedim. Davet edildim. Hayır, Yasmin davet etmedi. Tanışmayı istediğim, biraz olsun tanıdığımı hissettiğim güzel bir insan davet etti ama kısmet değilmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki günse Can Dündar &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&amp;ArticleID=893121&amp;AuthorID=75&amp;ver=24" target="_blank"&gt;ayrılığın eski tadı yok&lt;/a&gt; diye yazdı köşesinde. Acaba bu satırları Yasmin Levy'nin yanık sesiyle &lt;a href="http://www.imeem.com/people/12TVZa/music/e6buJVna/yasmin_levy_me_voy_i_am_leaving/" target="_blank"&gt;Me Voy&lt;/a&gt; 'u dinlerken mi yazdı? Kanayan ruhunu avutmak için mi karaladı o satırları, kimbilir. Ama yazdıklarına da kim yalan diyebilir:"Sönenin son ateşiyle yakılan sigaralar gibi; ayrı düşülen yavuklunun hasreti, yeni bir aşkın kollarında giderildi." Tüm ilişkilerimiz böyle artık bugünlerde. Aşk, arkadaşlık... Depremler bizi allak bullak etti. Deprem tadında yaşamaya başladık. Öncü depremleri yaşıyoruz önce ilişkilerimizde. Deprem oluyor. Şddetini ölçemiyoruz, elimizde bir richter ölçeği yok. Zaten hesaba gelmiyor duygular. Ve artçı şokları yaşıyoruz. Nihayetinde yıkım sonrası bakım-onarım işleriyle uğraşıyoruz gelecek depreme kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte olabiliyor muyuz ki ayrılalım? Bu da apayrı bir soru. Birlikte ama ayrı insanlarız bizler. Maskelerimiz, gizlerimiz, gör(e)meyen gözlerimiz var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrılık denince Sunay Akın'ın o dizeleri gelir aklıma hep:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi4"&gt;&lt;center&gt;iki rayı gibiyiz&lt;br /&gt;bir tren yolunun&lt;br /&gt;yakın olması&lt;br /&gt;neyi değiştirir&lt;br /&gt;son istasyonun&lt;/center&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yasmin Levy ile başladık onunla da bitirelim bu yazıyı fazla uzatmadan. Ne söylediğinden tek kelime anlamasanız da hüzünlü huzurunu hissettiriyor ve diyor ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="yazi4"&gt;&lt;center&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/5lu7fUIdyJ/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/5lu7fUIdyJ/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;teşekkürler hayat bütün verdiklerin için...&lt;/center&gt;&lt;/span&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class="feedflare"&gt;
&lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=AZvFGK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=AZvFGK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=s0SKWK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=s0SKWK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=KKlvCK"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=KKlvCK" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?a=t9RuGk"&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~f/gunlugum?i=t9RuGk" border="0"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~4/336395153" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.umitkurt.com/feeds/8417353945559394384/comments/default" title="Yazı Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9899555&amp;postID=8417353945559394384&amp;isPopup=true" title="5 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/8417353945559394384?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/9899555/posts/default/8417353945559394384?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feeds.feedburner.com/~r/gunlugum/~3/336395153/gracias-la-vida.html" title="Gracias a la vida" /><author><name>umit</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15667014387440947922</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><feedburner:origLink>http://www.umitkurt.com/2008/07/gracias-la-vida.html</feedburner:origLink></entry></feed>
