Arka kapaktan:
Yaşamınızın kontrolü sizde değil! Öyle olduğunu düşünebilirsiniz ama yanılıyorsunuz. Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz. Bu kitabı kapatabilirsiniz. O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz. Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz. Ne isterseniz yapabilirsiniz. Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz. Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz. Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar. Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın. Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın. Edebiyat, bilim ve felsefe ruhunuza akacak, okudukça bağlanacak, bağlandıkça okuyacaksınız...
Pink Floyd'un "Animals" albümünün hangi romandan esinlendiğini biliyor musunuz? 405 ile 480 thz aralığının hangi rengi ifade ettiğini? Edison'un adiliklerini biliyor musunuz? Radyoyu kim icat etti? Fotonlar, elektromanyetik tayf, sinestezi, John Locke, deneycilik, Descartes, akılcılar... Elijah, Winter, Grimes, Laszlo, Dairan, Valentinus...
Olasılıksız'ı Megavizyon'da görüp daha ilk sayfasında yazılanlara göz attığımda bu romanı okumalıyım demiştim. Sağolsun Fatih hediye olarak almıştı bana kitabı :) Sonra gene bir gün Megavizyon'da 'Empati'yi görünce çok sevindim. 600 küsur sayfalık romanı çok kısa sürede büyük bir keyifle, hiç sıkılmadan okudum. Hatta 400 küsur sayfasını tek bir gecede hiç durmadan okudum :) 'Empati' ile ilgili size tavsiyem bir an önce alıp okumanız. Bir önceki romanı 'Olasılıksız'la ilgili yorumların olduğu bir sitede "bir kitap yazayım, best seller olsun, filme de çekilsin, para kazanayım zincirinin son halkasıdır. Bir ortalama Amerikalı okuru tatmin edecek her şey fazlasıyla vardır. Hatta kitap sırf bunlardan ibarettir. bu kitabı bir şeye benzetecek olursak en uygun şey 'patates cipsi'dir. kolay yenen, gereksiz, boş ve hatta zararlı..." şeklinde bir eleştiri gördüm geçende. Ben de 'ortalama Amerikalı okur' kategorisine mi giriyorum merak ettim. Adam Fawer'ın da yeni Tolstoy olmak gibi bir niyeti olduğunu sanmıyorum. Bu tip romanlar da gerekiyor ve 'gereksiz, boş ve hatta zararlı' olduğuna kesinlikle katılmıyorum. Bu tip yorumlara aldırış etmeyin.
1970 doğumlu Adam Fawer. İlk romanını bir yayınevine satana kadar daha önce hiç bir yerde profesyonel olarak yazmamış, sayılarla ve istatistikle arası iyi bir adam. 90'ların sonunda Stanford Business School'da MBA yaptıktan sonra About.com'da çalışmaya başlamış. Üç yılın sonunda COO (Chief Operating Officer - Uygulayıcı Genel Müdür denebilir.) olmuş. İstediği her şeye sahipmiş, gerçekten sevdiği bir iş dışında. Sonra bir gün en yakın arkadaşlarından birisinin kanser olduğunu öğrenmiş. Babasını da 49 yaşındayken kanser hastalığı nedeniyle kaybeden Adam hayatını babası gibi işinden nefret ederek geçirmek yerine işini bırakmaya karar vermiş. Küçük bir çocukken okuduğu, okuduğundan çok gözleriyle ilgili rahatsızlıkları nedeniyle geceleri dinlediği romanları yazanlar gibi yazar olmaya karar verip çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürmüş birkaç yıl önce.

Askerdeyken gece saat üçte soğuk beton zemine oturup okuduğum Stephen King romanları geliyor aklıma. Nöbetten gelenler ya da nöbete gidenler garip garip bakarlardı bana. O saatte kitap okuduğum için mi yoksa Stephen King romanı okuduğum için mi acaba :))
Metin Uca'nın Otur Anla Rahatla diye tanımladığı klozet kapağı tasarımına sahip son kitabı "Tüh!" :) Kolayca okuyabilecek ama kolay kolay hazmedemeyeceğiniz bir kitap. Kitapta daha çok iktidara yönelmiş eleştiri okları doğal olarak, ne de olsa iktidar olmanın dayanılmaz ağırlığı var. Ben çok kısa sürede okudum. Zaten bir tür sınava sokuyor eski Cumhurbaşkanı aday adayı yazarımız bizleri :) Soruların büyük bir kısmına doğru cevap verdim ben :P Sizler de alıp kendinizi bir yoklayın bakalım :D




Websiteleriyle bir şekilde ilgileniyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Kısa sürede okuyabileceğiniz, güzel bir anlatım diline sahip, çok işinize yarayacak bir kaynak olmuş Steve Krug 'un kitabı. İlk baskısı 2001 yılında fakat daha sonra yapılan güncellenmiş 3 bölümle olan baskısı Açık Akademi yayınevi tarafından türkçeye çevrilerek yayınlanmış.